﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ENFLASYON &#8211; Sanayileşmeliyiz</title>
	<atom:link href="https://sanayilesmeliyiz.com/enflasyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sanayilesmeliyiz.com</link>
	<description>Türkiye Eşitlikle Kalkınmak Mecburiyetindedir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Oct 2026 10:24:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/cropped-sanayilesmeliyiz-site-simgesi-512x512-duzgun-32x32.png</url>
	<title>ENFLASYON &#8211; Sanayileşmeliyiz</title>
	<link>https://sanayilesmeliyiz.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Talep Enflasyonu Söylemi Üzerine: Türkiye’de Sorun Gerçekten Talep miydi?</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/talep-enflasyonu-soylemi-turkiyede-sorun-gercekten-talep-miydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 07:12:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=13251</guid>

					<description><![CDATA[Düşük faiz döneminde gözlenen enflasyon, tüketici kredilerinin desteklediği bir tüketim enflasyonu değildi. Zira bu dönemde tüketici kredileri miktarsal kısıtlamalara tabi tutulmuş ve bireysel borçluluk zaten gerilemişti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Talep Enflasyonu Söylemi Üzerine: Türkiye’de Sorun Gerçekten Talep miydi?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Düşük faiz döneminde gözlenen enflasyon, tüketici kredilerinin desteklediği bir tüketim enflasyonu değildi. Zira bu dönemde tüketici kredileri miktarsal kısıtlamalara tabi tutulmuş ve bireysel borçluluk zaten gerilemişti. Nitekim 2021–2023 döneminde bireysel borçluluk yaklaşık yarı yarıya azalmıştı. 2021 yılında bireysel kredilerin GSYH’ye oranı %10,8 iken, bu oran 2022’de %7,3’e, 2023’te ise %5,7’ye düşmüştü.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure data-wp-context="{&quot;imageId&quot;:&quot;6ad956cb70c23&quot;}" data-wp-interactive="core/image" data-wp-key="6ad956cb70c23" class="aligncenter size-large is-resized wp-lightbox-container"><img decoding="async"  data-wp-class--hide="state.isContentHidden" data-wp-class--show="state.isContentVisible" data-wp-init="callbacks.setButtonStyles" data-wp-on--click="actions.showLightbox" data-wp-on--load="callbacks.setButtonStyles" data-wp-on--pointerdown="actions.preloadImage" data-wp-on--pointerenter="actions.preloadImageWithDelay" data-wp-on--pointerleave="actions.cancelPreload" data-wp-on-window--resize="callbacks.setButtonStyles" src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/Talep-Enflasyonu-Soylemi-Uzerine-Turkiyede-Sorun-Gercekten-Talep-miydi-22-1024x724.png" alt="" class="wp-image-13312" style="width:800px"/><button
			class="lightbox-trigger"
			type="button"
			aria-haspopup="dialog"
			data-wp-bind--aria-label="state.thisImage.triggerButtonAriaLabel"
			data-wp-init="callbacks.initTriggerButton"
			data-wp-on--click="actions.showLightbox"
			data-wp-style--right="state.thisImage.buttonRight"
			data-wp-style--top="state.thisImage.buttonTop"
		>
			<svg xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="12" height="12" fill="none" viewBox="0 0 12 12">
				<path fill="#fff" d="M2 0a2 2 0 0 0-2 2v2h1.5V2a.5.5 0 0 1 .5-.5h2V0H2Zm2 10.5H2a.5.5 0 0 1-.5-.5V8H0v2a2 2 0 0 0 2 2h2v-1.5ZM8 12v-1.5h2a.5.5 0 0 0 .5-.5V8H12v2a2 2 0 0 1-2 2H8Zm2-12a2 2 0 0 1 2 2v2h-1.5V2a.5.5 0 0 0-.5-.5H8V0h2Z" />
			</svg>
		</button></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Yüksek faiz dönemine geçildiğinde —2018 yılında olduğu gibi— talebin sert biçimde daralmaması ve ekonominin bir krize sürüklenmemesi, esasen yüksek faizle yapılması “beklenen” ya da “inanılan” sıkılaştırmanın daha önce düşük faiz ortamında fiilen gerçekleştirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim yukarıda da belirtildiği üzere, 2023 yılında %5,7 olan bireysel borçluluk oranı, yüksek faiz dönemini kapsayan 2024 yılında yüzde 1 puanlık bir gerilemeyle %4,7’ye düşmüş, 2025 yılında ise %4,7 seviyesinde kalmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa 2014 yılında %14 seviyesinde olan bireysel borçluluk oranı 2017 yılında %13&#8217;e gerilmişti. 2018 yılında ise bireysel borçluluk oranı ekonomik daralmanın GSYH üzerindeki etkisiyle birlikte 2018 yılında yüzde 2,2 puanlık düşüşle %10,8&#8217;e gerilemişti ve 2019 yılında da %10,9 düzeyinde gerçekleşmişti. Farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse, bireysel kredilerdeki yıllık değişimin GSYH’ye oranı 2017 yılında %1,9 iken, bu oran 2018 yılında %0,1’e kadar gerilemiştir. Buna karşılık aynı oran 2022 yılında %2 düzeyindeyken, 2023’te %1,6’ya, 2024’te ise %1,2’ye düşmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Krediler kısıtlandığında, kredinin fiyatının (faiz oranının) ne olduğunun önemi büyük ölçüde ortadan kalkar.</em> Dolayısıyla, ekonomide düşük faiz döneminde tüketici kaynaklı bir talep enflasyonu söz konusu olmuş olsa dahi, uygulanan miktarsal kısıtlamalar yoluyla bu tür bir enflasyonist baskı zaten büyük ölçüde sönümlenmişti. Bu nedenle yüksek faiz politikasına geçildiğinde, bu alanda elde edilebilecek kayda değer ilave bir “kazanç alanı” fiilen kalmamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2017 yılında hanehalkı nihai tüketiminin GSYH içindeki payı %53,56 iken, 2018’in son çeyreği ile 2019’un ilk iki çeyreğinde yaşanan ekonomik daralmaya rağmen —paydadaki gerileme, oranı yukarı yönlü destekler— 2018 yılında sadece %53,75’e yükselmiş, 2019 yılında ise %53,39’a gerilemiştir. Buna karşılık 2023 yılında %54,74 olan hanehalkı nihai tüketiminin GSYH’ye oranı, ekonomik büyümeye rağmen —paydadaki artış, oranı aşağı yönlü destekler— 2024’te %54,66’ya, 2025’te ise %54,63’e düşmüştür.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure data-wp-context="{&quot;imageId&quot;:&quot;6ad956cb714fd&quot;}" data-wp-interactive="core/image" data-wp-key="6ad956cb714fd" class="aligncenter size-large is-resized wp-lightbox-container"><img decoding="async"  data-wp-class--hide="state.isContentHidden" data-wp-class--show="state.isContentVisible" data-wp-init="callbacks.setButtonStyles" data-wp-on--click="actions.showLightbox" data-wp-on--load="callbacks.setButtonStyles" data-wp-on--pointerdown="actions.preloadImage" data-wp-on--pointerenter="actions.preloadImageWithDelay" data-wp-on--pointerleave="actions.cancelPreload" data-wp-on-window--resize="callbacks.setButtonStyles" src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/Talep-Enflasyonu-Soylemi-Uzerine-Turkiyede-Sorun-Gercekten-Talep-miydi-11-1024x724.png" alt="" class="wp-image-13308" style="width:800px"/><button
			class="lightbox-trigger"
			type="button"
			aria-haspopup="dialog"
			data-wp-bind--aria-label="state.thisImage.triggerButtonAriaLabel"
			data-wp-init="callbacks.initTriggerButton"
			data-wp-on--click="actions.showLightbox"
			data-wp-style--right="state.thisImage.buttonRight"
			data-wp-style--top="state.thisImage.buttonTop"
		>
			<svg xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" width="12" height="12" fill="none" viewBox="0 0 12 12">
				<path fill="#fff" d="M2 0a2 2 0 0 0-2 2v2h1.5V2a.5.5 0 0 1 .5-.5h2V0H2Zm2 10.5H2a.5.5 0 0 1-.5-.5V8H0v2a2 2 0 0 0 2 2h2v-1.5ZM8 12v-1.5h2a.5.5 0 0 0 .5-.5V8H12v2a2 2 0 0 1-2 2H8Zm2-12a2 2 0 0 1 2 2v2h-1.5V2a.5.5 0 0 0-.5-.5H8V0h2Z" />
			</svg>
		</button></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Ekonomisinde Talep Enflasyonu Miti &#124; Q2-2022 &#8211; Q2-2024</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/talep-enflasyonu-miti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Sep 2024 22:59:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=6380</guid>

					<description><![CDATA[1 &#124; 2022-Q2 ile 2023-Q3 döneminde yani faiz politikasında değişikliğe gidilmeden önce ekonomide Üretim Harcamalardan daha yüksek. Başka bir deyişle ekonomi Stok Yatırımı yapmaktadır.

2 &#124; 2023-Q3 ile 2024-Q2 döneminde ise Harcamalar Üretimden daha yüksek. Yani, Türkiye Ekonomisi geçmiş yıllarda gerçekleştirmiş olduğu Stok Yatırımlarını piyasaya arz ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-1" style="background-color:#008b00">TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TALEP ENFLASYONU MİTİ | Q2-2022 &#8211; Q2-2024</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çalışmada kısaca Planlanan Harcamalar olarak ifade edilecek olan ekonomideki <strong>Planlanan Toplam Harcamalar</strong> 5 harcama türünden oluşur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1 | Tüketim [Hanehalkı ve Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşların Nihai Tüketimi]</p>



<p class="wp-block-paragraph">2 | Devlet Nihai Tüketimi</p>



<p class="wp-block-paragraph">3 | Sabit Sermaye Yatırımları</p>



<p class="wp-block-paragraph">4 | İhracat</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüketim, Devlet Tüketimi, Yatırımlar ve İhracat için harcama yaptığımızda ithalat içinde harcama yapmış oluruz. Bu doğrudan ithal malı cep telefonu olabileceği gibi, yerli malı cep telefonunda kullanılan ithal ara girdiler aracılığıyla da olabilir. Bu yüzden  yukarıdaki 4 harcama türünden ithalatı çıkarmalıyız. </p>



<p class="wp-block-paragraph">5 | İthalat</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüketime (c), Devlet Tüketimine (G), Sabit Sermaye Yatırımlarına (I), İhracata (X), İthalata ise (M) ve Planlanan Harcamaların toplamına da (AE) diyelim. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>AE=C+G+I+X-M</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki denkleme Stoktaki Değişiklikler yani Stok Yatırımlarını (I*) eklediğimizde Üretime  yani GSYH&#8217;ye ulaşırız. Üretime yani GSYH&#8217;ye Y diyelim</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Y=C+G+I+X-M+<mark style="background-color:#fcb900" class="has-inline-color">I*</mark></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi iki eşitliği alt alta yazalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>AE = C+G+I+X-M</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Y   = C+G+I+X-M+I*</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Üretim Planlanan Harcamalardan fazla olursa ne olur? Bazı mallar satılamadığı için ekonomide stok oluşur. TÜİK&#8217;in Ulusal Hesaplarında Stoktaki Değişiklikler kalemi yani yukarıdaki denklemde<strong> I*</strong> pozitif değer alır. Bu ilgili dönemde ekonomide Stok Yatırımı (I*) yapıldığını ifade eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Planlanan Harcamalar Üretimden fazla olabilir mi? Evet ancak bunun olabilmesi için geçmiş dönemlerde Üretimin Planlanan Harcamalardan fazla olması gerekir. Başka bir deyişle, geçmiş dönemlerde ekonominin Stok yapmış olması gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekonomide geçmiş dönemlerden Stok Yatırımlarının bulunduğu koşullar altında, Planlanan Harcamalar Üretimden fazla olduğunda, Stok Yatırımları piyasa arz edilerek talep karşılanır. TÜİK&#8217;in Ulusal Hesaplarında Stoktaki Değişiklikler kalemi yani yukarıdaki denklemde<strong> I*</strong> negatif değer alır.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-2 wp-block-paragraph"><strong><em>Stokların piyasaya arz edilmesi nihai bir ürünün doğrudan tüketiciye satılması şeklinde olabileceği gibi stoktaki bir ara malın üretim sürecinden geçirildikten sonra piyasaya arz edilmesi şeklinde de olabilir. İkinci durumda ara girdinin stoklardan kullanılması, ara girdi üreticisinin talebini azaltır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Buraya kadar olan açıklamalarımızda, Planlanan Harcamalar karşılandığı için Planlanan Harcama Gerçekleşen Harcamaya eşitti. Ancak ekonominin geçmiş dönemlerden bugüne kadar sürdürdüğü Stok Yatırımları yoksa, <strong>Planlanan</strong> Harcama ile <strong>Gerçekleşen </strong>Harcamalar birbirine eşit olmaz. Eğer Planlanan Harcama Üretimden büyükse, yani Ekonomide <strong>Planlanan</strong> Harcama fazlalığı-talep fazlalığı var ise, fiyatlar yükselecek, fiyat yükselişi sebebiyle ekonomide bazı kesimler harcamalarından vazgeçecek ve <strong>Gerçekleşen </strong>Harcamalar, Planlanan Harcamalardan küçük olacaktır. Bu koşullar altında, Planlanan Harcama Üretimden büyüktür ancak Gerçekleşen Harcama Üretime eşittir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir üst paragrafta tam istihdam varsayımı yapmadığımı belirtmek isterim. Anlatmak istediğim <strong>belirli bir dönemde</strong> ekonomide Planlanan Harcama yüksekse, Üretimini hızlı bir şekilde ayarlama yeteneğine olan sektörler (imalat sanayi gibi) bir miktar gecikmeli de olsa aynı dönem içinde Üretimini artırarak tepki verecektir. Ancak Üretim artışı sonrasındaki Üretim düzeyi halen Planlanan Harcamadan düşükse ve fazlalığı karşılamada ithalat arzı da yeterli değilse fiyatlarda artış eğilimi görülebilir. Ancak bu fiyat artışı bir sonraki dönem için üretimi ve ithalatı teşvik edecektir. Ancak aynı durum tarım sektöründe meydana gelirse, tarım sektörünün dış ticarete konu olma derecesi düşük olduğu ve üretim ayarlamalarını hızlı bir şekilde yapamayacağı için fiyatlar aynı dönemde imalat sanayi sektörüne göre çok daha hızlı yükselecektir. Bir sonraki dönemde çiftçiler fiyatlardan aldıkları sinyali dikkate alarak eğer mümkünse üretimlerini artırabilirler veya bu talebin geçici olduğunu düşünüp değiştirmeyebilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üretim ve Planlanan Harcama (Planlanan Toplam Talep) kavramlarını açıklığa kavuşturduğumuz için Türkiye Ekonomisini inceleyebiliriz.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-3" style="background-color:#0274be">Üretim (GSYH) ve Harcamalar (Talep) | Yıllık </h3>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafikte yıllık nominal GSYH ile Harcamaların 2022-Q2 ile 2024-Q2 dönemindeki seyri sunulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne Görüyoruz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">1 | 2022-Q2 ile 2023-Q3 döneminde yani faiz politikasında değişikliğe gidilmeden önce ekonomide Üretim Harcamalardan daha yüksek. Başka bir deyişle ekonomi Stok Yatırımı yapmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2 | 2023-Q3 ile 2024-Q2 döneminde ise Harcamalar Üretimden daha yüksek. Yani, Türkiye Ekonomisi geçmiş yıllarda gerçekleştirmiş olduğu Stok Yatırımlarını piyasaya arz ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlamaya çalışalım. Talep Enflasyonu yaygaralarının koptuğu dönemde ekonomide Üretim Harcamalardan fazla, faiz oranları artırılmaya başlandıktan sonra ise Üretim Harcamalardan az.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyonu-Miti-scaled-e1727419354116.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyonu-Miti-scaled-e1727419354116.jpg" alt="Türkiye'de Talep Enflasyonu Miti" class="wp-image-6376" style="width:800px;height:auto"/></a><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://www.tuik.gov.tr/" target="_blank" data-type="link" data-id="https://www.tuik.gov.tr/" rel="noreferrer noopener">TÜİK</a></figcaption></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafiğin de gösterdiği üzere bu dönemde Reel GSYH büyümeye devam etmiştir. Dolayısıyla, Stok Yatırımlarının, ekonomide bir Harcama Eksikliği sebebiyle oluşmadığını söyleyebiliriz. Başka bir deyişle, ekonomik kriz dönemlerinde olduğu gibi Stok Yatırımları arzu edilmeyen bir yatırım değildir. Ekonomi kendi isteğiyle Stok Yatırımı gerçekleştirmiştir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyon-Miti-4-scaled-e1727419402940.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyon-Miti-4-1024x668.jpg" alt="Türkiye'de Talep Enflasyon Miti-4" class="wp-image-6379" style="width:800px"/></a><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://www.tuik.gov.tr/" data-type="link" data-id="https://www.tuik.gov.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">TÜİK</a></figcaption></figure>
</div>


<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-4" style="background-color:#0274be">Üretim (GSYH) ve Harcamalar (Talep) | Çeyreklik</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi konuyu çeyreklik dönemler itibarıyla inceleyelim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2023 yılı ikinci çeyreğinde nominal olarak Stoktaki Değişiklerin GSYH&#8217;ye oranı -%4,4&#8217;tür. Yani, 2023 yılı ikinci çeyreğinde, faiz artırımı öncesinde ekonomide Harcamalar Üretimin üzerine çıkmıştı ve bu fazla Harcama geçmiş yıllarda oluşturulan Stokların piyasaya arz edilmesiyle karşılanmıştır. Bu dönemden sonra Harcamalar Üretimin daima üstünde olmuştur. Ancak bu Harcama fazlalığı ekonominin tam istihdam üretim seviyesinin üzerindeki Harcama fazlalığı değildir. Bu Harcama fazlalığı sadece Harcamaların Üretimden fazla olmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2020 yılı ilk çeyreği ile 2023 yılı ilk çeyreği arasında ekonomide Üretim Harcamalardan yüksekken, 2023 yılı ikinci çeyreğinde bu durum tersine dönerek Üretim Harcamalardan düşüktür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir önceki çeyreğe göre reel GSYH&#8217;nin artışına baktığımızda, 2023 yılı ikinci çeyreğinde ekonomi bir önceki çeyreğe göre %4 gibi dikkate değer bir büyüme gerçekleştirmiştir. Bir ekonomi bir önceki çeyreğe göre dört çeyrek üst üste %4 büyüse, o ekonominin yıllık büyümesi %17 olur. Yani 2023 yılı ikinci çeyreğinde ekonomide muhteşem bir Harcama artışı olmuş, bu Harcama artışına denk bir Üretim artışı ile cevap verilememiş olsa da yine muhteşem bir şekilde Üretim artışı ile karşılık verilmiş.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyonu-Miti-3-scaled-e1727419383389.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyonu-Miti-3-1024x668.jpg" alt="Türkiye'de Talep Enflasyonu Miti-3" class="wp-image-6378" style="width:800px"/></a><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://www.tuik.gov.tr/" data-type="link" data-id="https://www.tuik.gov.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">TÜİK</a></figcaption></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">%8,50 olan TCMB politika faizi 23 Haziran 2023&#8217;te %18,50&#8217;ye yükseltilmişti. Bu yüzden ekonomide faiz artış sürecine 2023 yılı üçüncü çeyreğinde girildiğini söyleyebiliriz. Oysa ekonomide Harcama fazlalığı, faiz artışı sürecinden bir çeyrek önce başlamıştır ve 2024 yılı ikinci çeyreği itibarıyla da devam etmektedir. 2023 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,17 büyüyen ekonomi 2024 yılı ikinci çeyreğinde %1,36 büyümüştür. 2024 yılı ikinci çeyreğinde ise Türkiye Ekonomisi bir önceki çeyreğe göre %0,07 büyümüştür. Ekonomide halen Harcama fazlalığı olmasına rağmen, bu Harcama fazlalığı Üretimi artırmıyor, Stokların piyasaya arz edilmesiyle karşılanıyor. Faiz artışı ve döviz kurunun göreli olarak istikrar kazanması <a href="https://sanayilesmeliyiz.com/ekonomik-kriz-nasil-ortaya-cikar/" data-type="link" data-id="https://sanayilesmeliyiz.com/ekonomik-kriz-nasil-ortaya-cikar/"><strong>Stok tutmanın fırsat maliyetini</strong></a> yükselttiği için firmalar Üretimi yavaşlatıp Stoklarını piyasa arz etmeye başlamışlardır.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-5" style="background-color:#008b00">SONUÇ: REEL SEKTÖRÜ OKUMAK</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/stok-yatirimlarini-okumak/" data-type="link" data-id="https://sanayilesmeliyiz.com/stok-yatirimlarini-okumak/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>Ekonomimizde önemli miktarda stok yatırımı bulunmaktadır.</strong></a> Faiz ve kredi miktar kısıtlamaları politikasıyla Harcamalar daraltılarak enflasyonun düşürülmeye çalışılmasına mallar cephesi de Üretim düşüşü ile tepki veriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çekirdek TÜFE, enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE&#8217;dir. Çekirdek TÜFE&#8217;den hizmetler TÜFE&#8217;sini çıkarırsak Temel Mallar TÜFE&#8217;sine ulaşırız. Bu malların temel özelliği dış ticarete konu olma derecesi oldukça yüksek olmasıdır. Bu malların ulusal para birimi cinsinden fiyat değişimleri uluslararası piyasalardaki dolar cinsinden fiyatlar ve dolar kuru değişimi tarafından belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ağustos 2023 ile Ağustos 2024 döneminde yani son bir yılda dolar kuru %24,53 artmıştır. Temel Mallar ise aynı dönemde %28,91 artmıştır. Dayanıklı Mallar (Altın Hariç) ise %23,69 artmıştır. </p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyon-Miti-5-scaled.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/Turkiyede-Talep-Enflasyon-Miti-5-1024x669.jpg" alt="" class="wp-image-6483" style="width:800px"/></a><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://www.tuik.gov.tr/" data-type="link" data-id="https://www.tuik.gov.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">TÜİK</a></figcaption></figure>
</div>


<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-6" style="background-color:#0274be">Neyle Karşı Karşıyayız?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">1 | Yaşadığımız enflasyon Talep Enflasyonu değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2 | Mallar sektöründe önemli miktarda stok vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">3 | Ekonomi yönetimi kademeli bir şekilde talebin artış hızını yavaşlatmaya çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4 | Ekonomi yönetiminin kademeli talep artış hızını yavaşlatmasına reel sektör de kademeli olarak üretim artış hızını düşürerek tepki veriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">5 | Bu süreç içinde ara malları ithalatının düşmüştür. Bunun sebebi, stokların fırsat maliyeti yükseldiği için, firmaların ithalat talebini kısmaları, Stoklarındaki ithal malları (doğrudan ya da üretim sürecinden geçirildikten sonra) piyasaya arz etmeleridir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enflasyon Beklentilerinde Neden Takıntısı &#124; Gelecek 12 Ay &#124; 2024</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/enflasyon-beklentilerinde-neden-takintisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Sep 2024 17:34:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=6267</guid>

					<description><![CDATA[Nedenini bilmediğimiz farklılığın sonuçları hakkında çıkarım yapabilir miyiz?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-7" style="background-color:#008b00">ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE NEDEN TAKINTISI | GELECEK 12 AY | 2024</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Geçenlerde aşağıdaki grafikten hareketle farklı katılımcıların gelecek 12 ay sonrası için enflasyon beklentlerindeki dikkat çeken farklılığının <strong>nedeni</strong> <a href="https://www.tcmb.gov.tr/" data-type="link" data-id="https://www.tcmb.gov.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">TCMB</a> yetkililerine sorulmuştu. Yetkililerde beklenildiği gibi bir açıklama yapmıştı: Beklenildiği gibi çünkü gerçekten de bazı istatistikler bize, mutlak değerlerden ziyade eğilimler konusunda doğru bilgi sunarlar.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/ENFLASYON-BEKLENTILERINDE-NEDEN-TAKINTISI.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/09/ENFLASYON-BEKLENTILERINDE-NEDEN-TAKINTISI.jpg" alt="ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE NEDEN TAKINTISI" class="wp-image-6271"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Ancak bir kişi bile bu farklılığın <strong>sonuçlarını, çıkarımlarını</strong> sormadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nedenini bilmediğimiz farklılığın sonuçları hakkında çıkarım yapabilir miyiz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin, ayağınız bir yere takılırsa düşeceğiniz çıkarımında bulunabilirsiniz. Belki düşersiniz, belki dengeniz bozulur, belki… Fakat, düşme olasılığınızın olduğunu bilirsiniz. Neden ayağınızın yere takıldığını sorgulamazsınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak reel sektör ve finans sektörü gerçekten böyle bir beklenti içindeyse ve Merkez Bankası da piyasa katılımcıları beklentisini dikkate alarak politika tasarlarsa ne olur?</p>



<p class="wp-block-paragraph">1 | Firmalar stok yatırımı yapma veya stok yatırımlarını elinde bulundurma ve stok yatırımı yapmama veya geçmiş dönemde gerçekleştirmiş olduğu stok yatırımlarını piyasaya arz etme kararını alırken mallarına ilişkin fiyat artış beklentisinin enflasyon beklentileri ile uyumlu olacağını düşündüğünü varsayalım. </p>



<p class="wp-block-paragraph">2 | Firma stok yatırımını elinde tutmak ya da yeni stok yatırımları yapmak için krediye ihtiyacı olduğunu kabul edelim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">3 | Aşağıdaki tanımlara karşılık yanındaki simgeleri kullanacağız. Bu simgelerin karşılığındaki değerler cari döneme ilişkin oranlardır.</p>



<div class="wp-block-columns are-vertically-aligned-center is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-vertically-aligned-center is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:40%">
<p class="has-text-align-center has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-8 wp-block-paragraph"><strong>Tanım</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>TL Kredi Faizi</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>TL Mevduat Faizi</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Fiyat Artış Beklentisi</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Stok Yatırım Hacmi</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Stokların Satışı İçin Yapılan İndirim Oranı</strong></p>
</div>



<div class="wp-block-column is-vertically-aligned-center is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:25%">
<p class="has-text-align-center has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-9 wp-block-paragraph"><strong>Simge</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>i</strong>=%60</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>i*</strong>= %53</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">f= %54</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>s</strong>=100 TL</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>d</strong>=%10</p>
</div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph">Firmaların ellerinde stok yatırımları bulunduğunu ve bu yatırımları sürdürmek ya da piyasaya arz etmek konusunda karar vermeye çalışacağını varsayalım. Eğer stok tutmanın getirisi, stok tutmamanın yani stok tutmanın fırsat maliyetinden büyükse stok yatırımını piyasaya arz etmek yerinde elinde tutmayı tercih edecektir.</p>



<p class="has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-10 wp-block-paragraph" style="background-color:#0400008f"><strong><em>Stok Tutmanın Getisi-Maliyeti (TL)=[Stok.(1+TL Cinsinden Fiyat Artış Beklentisi)]</em></strong> &#8211; <strong><em>[Stok.(1+TL Kredi Faiz Oranı)]</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Stok Tutmanın Getisi-Maliyeti (TL)=[s.(1+f)]</em></strong> &#8211; <strong><em>[s.(1+i)]</em></strong></p>



<p class="has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-11 wp-block-paragraph" style="background-color:#0400008f"><em><strong>Stok Tutmamanın Getisi-Maliyeti (TL)=[Stok.(1-İndirim Oranı).(1+TL Mevduat Faiz Oranı)]</strong> &#8211; <strong>[Stok.(1+TL Cinsinden Fiyat Artış Beklentisi)]</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Stok Tutmamanın Getisi-Maliyeti (TL)=[s.(1-d).(1+i*)]</strong> &#8211; <strong>[s.(1+f)]</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Stok Tutmamanın Getisi-Maliyeti (TL)</strong></em>&#8211;<strong><em>Stok Tutmanın Getisi-Maliyeti (TL)</em></strong>&gt;0 ise stok tutulmamalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerekli işlemleri yapalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>s.(1+i)+s.(1-d).(1+i*) &#8211; 2.s.(1+f)</strong>&gt;0 ise Stok Tutulmamalıdır. Başka bir deyişle var olan stok yatırımları piyasaya arz edilerek vadeli mevduata geçilmelidir. </p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-12" style="background-color:#0274be">Firmaların Enflasyon Beklentilerinin %54 Olması Durumu</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki oranlarımızı bu eşitlikte yerine koyalım:</p>



<p class="wp-block-paragraph">100.(1+%60)+100.(1-%10).(1+%53) &#8211; 2.100(1+%54),</p>



<p class="wp-block-paragraph">160+137,7-308,</p>



<p class="wp-block-paragraph">297,7-308=-10,3 TL ve bu değer &lt;0 olduğu için stok yatırımı devam ettirilmeli, ya da yeni stok yatırımları yapılabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Varsaylım ki, TMCB karar verirken bir çok bilginin yanında piyasa katılımcılarındaki enflasyon beklentilerindeki düşmeyi de dikkate alarak faizleri indirmeye başladı. Ve bu indirimler sonucunda kredi ve mevduat faizleri de %10 puan düştüğünü varsayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">100.(1+<mark style="background-color:#fcb900" class="has-inline-color">%50</mark>)+100.(1-%10).(1+<mark style="background-color:#fcb900" class="has-inline-color">%43</mark>) &#8211; 2.100(1+%54),</p>



<p class="wp-block-paragraph">150+128,7-308,</p>



<p class="wp-block-paragraph">278,7-308=-29,3 TL ve bu değer yukarıdaki -10,3 TL değerinden daha küçüktür. Başka bir deyişle faiz indirimi öncesinde stok tutmanın fırsat maliyeti, stok tutmanın getirisinden 10,3 TL daha düşük iken, faiz indirimi sonrasında stok tutmanın fırsat maliyeti, stok tutmanın getirisinden 29,3 TL daha düşük hale gelmiştir. Faiz indirimleri stok tutmanın fırsat maliyetini düşürmektedir. Böyle bir gelişme firmaları stok yatırımı yapmaya teşvik edecektir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-13" style="background-color:#0274be">Firmaların Enflasyon Beklentilerinin de Piyasa Katılımcılarının Olduğu Gibi %29 Olması Durumu</h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Faiz düşüşü öncesinde,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">100.(1+%60)+100.(1-%10).(1+%53) &#8211; 2.100(1+<mark style="background-color:#fcb900" class="has-inline-color">%29</mark>) olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">297,7-258=38,3 TL ve bu değer &gt;0 olduğu için firmaların ellerindeki stokları piyasaya arz ederek hızlıca satmaları ve %53 faiz oranından mevduat faizine geçmeleri isabetli bir karar olurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Faizler düştükten sonra ise,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">100.(1+<mark style="background-color:#fcb900" class="has-inline-color">%50</mark>)+100.(1-%10).(1+<mark style="background-color:#fcb900" class="has-inline-color">%43</mark>) &#8211; 2.100(1+<mark style="background-color:#fcb900" class="has-inline-color">%29</mark>) olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">278,7-258=20,7 TL bu değer &gt;0 olduğu için firmaların ellerindeki stokları piyasaya arz ederek hızlıca satmaları ve %43 faiz oranından mevduat faizine geçmeleri isabetli bir karar olurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reel sektörün enflasyon beklentisinin de piyasa katılımcıları gibi olduğu varsayımı altında kredi ve mevduat faiz oranlarının %10 puan düşmesi firmaların kararını değiştirecek bir etki doğurmadı.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-14" style="background-color:#008b00">SONUÇ</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Enflasyon beklentisi TCMB kararlarına bir girdi olarak giriyorsa ki giriyordur, TCMB kimin enflasyon beklentisini dikkate alacak? Piyasa katılımcılarınınkini mi, yoksa fiyatların belirlenmesinde doğrudan rolü olan hanehalkınınkini mi ya da reel sektörününkini mi? Reel sektörün enflasyon beklentisi tutarsız olabilir, yanılıyor da olabilir, ancak <em>reel sektör ve hanehalkı hatalı beklentilerine göre davranması durumunda</em> ortaya çıkacak resim beklenilenden önemli ölçüde farklılaşabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enflasyon ile Kamu Borçlarını Düşürmek: 2021-2024-Q1</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/enflasyon-ile-kamu-borclarini-dusurmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2024 10:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=5549</guid>

					<description><![CDATA[Kamu borçlarını düşürmek amacıyla enflasyon üretilebilir. Ancak bu politikanın başarı derecesi kamu borçların ne kadarının ulusal para birimi cinsinden olduğuna bağlıdır. Başka bir deyişle, kamu borç stoku için dolarizasyon oranı yüksekse -yani yabancı para cinsi borçlar yüksekse- enflasyon aracılığıyla borçlar düşürülemez aksine artırılabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-15" style="background-color:#008b00">ENFLASYON ile KAMU BORÇLARINI DÜŞÜRMEK: 2021-2024-Q1</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kamu borçlarını düşürmek amacıyla enflasyon üretilebilir. Ancak bu politikanın başarı derecesi kamu borçların ne kadarının ulusal para birimi cinsinden olduğuna bağlıdır. Başka bir deyişle, kamu borç stoku için dolarizasyon oranı yüksekse -yani yabancı para cinsi borçlar yüksekse- enflasyon aracılığıyla borçlar düşürülemez aksine artırılabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-16" style="background-color:#0274be">Para Arzı ve Enflasyon mu Döviz Kuru ve Para Arzı ile Enflasyon mu?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;de mevcut ekonomik yapımızda parasal artış ile enflasyon yaratmak zor görünüyor. Çünkü faizlerdeki bir düşüş kredi kanalı üzerinden harcamaları artırarak enflasyon yaratma gücüne ulaşmadan çok önce spekülatif kur atağı üzerinden enflasyon ve para arzı yükselir. Bu yüzden enflasyon, kredi arzı-para arzı-harcama artışı yolundan yükselmez. Denense bile bu kanaldan yüksek enflasyon bu ekonomiye yaşatılamaz.<br><br>2018 ve 2021 yılındaki kur şokunda YP para arzının nasıl yükseldiğine dikkat ediniz. Her iki dönemde de enflasyonda nasıl bir sıçrama yaşandığını biliyoruz. Döviz kurundaki artış aynı anda YP mevduatları üzerinden para arzını, gecikmeli olarak enflasyonu yükseltir. Ama her döviz kuru artışı enflasyona yol açacak gibi bir düşünceye kapılmayınız. Döviz kuru küresel krizden beri yükselmeye geçmişti ancak 2018 yılına kadar Türkiye&#8217;nin gündemine oturacak derecede enflasyona yol açmamıştır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/08/M2-Para-Arzi-ve-Enflasyon-ENFLASYON-ile-KAMU-BORCLARINI-DUSURMEK-e1724224250538.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/08/M2-Para-Arzi-ve-Enflasyon-ENFLASYON-ile-KAMU-BORCLARINI-DUSURMEK-1024x668.jpg" alt="" class="wp-image-5554" style="width:840px"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-17" style="background-color:#0274be">Enflasyon ile Kamu Boçlarını Düşürmek: Kamu için Bu Gerekli Miydi?</h3>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.hmb.gov.tr/kamu-finansmani-istatistikleri" data-type="link" data-id="https://www.hmb.gov.tr/kamu-finansmani-istatistikleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Türk Hazinesi</a> borcu yüksek bir Hazine değildir. Borçluluğun yükseldiği dönem, üretimin düştüğü ve bu üretim düşüşünü engellemek için vergi gelirlerinden vazgeçildiği bir döneme denk düşer. Üretim artmaya başlayınca borçluluk zaten düşmeye başlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yüzden kamunun, kendi borçları için enflasyon üretmesine daha doğrusu döviz kuru artışı üretecek politikalar uygulamasına gerek yoktu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafikte 2021 yılı 3. Çeyreğinde zaten borçluluğun %35&#8217;in altına düştüğünü görüyoruz.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/08/ENFLASYON-ile-KAMU-BORCLARINI-DUSURMEK-2021-2024-Q1-scaled-e1724223789426.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/08/ENFLASYON-ile-KAMU-BORCLARINI-DUSURMEK-2021-2024-Q1-1024x668.jpg" alt="ENFLASYON ile KAMU BORÇLARINI DÜŞÜRMEK 2021-2024-Q1" class="wp-image-5552" style="width:840px"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca, 2017 yıl sonunda DİBS&#8217;lerde dolarizasyon yoktu. 2018 yılı ikinci çeyreğinde iç borçlarda döviz cinsi borçlanmalar görmeye başladık. Merkezi yönetim dış borçları da bu dönemden sonra yükselmeye devam etti. Böyle bir durumda döviz kurunun yükselmesi borçluluğu düşürmez aksine artırır. Yani kur artışı bilinçli bir ekonomi siyasetinin ürünü ise bunda planlı bir Hazine çıkarı olamaz.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/08/Merkezi-Yonetim-Borcunda-Dolarizasyon-Orani-scaled-e1724243273218.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/08/Merkezi-Yonetim-Borcunda-Dolarizasyon-Orani-1024x668.jpg" alt="" class="wp-image-5596" style="width:840px"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Kur artışından Hazine çıkar sağlamadıysa (yan etkiler sebebiyle elbette çıkar sağladı) bu politikanın amacı neydi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Ekonomisi Çin ekonomisi gibi merkantalist bir harmanla mı yapılmak amaçlanmıştı? Eğer amaç bu ise sonuç kur politikası bakımından tam tersi olmuştur. Gerçekten amaç bu muydu yoksa bu iyi bir retorik miydi? Bilmiyorum. Her ikisini de düşündüren şeyler bulmak mümkün.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-18" style="background-color:#0274be">Enflasyon Nedir?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Thomas Piketty, Kapital ve İdeoloji kitabında bize enflasyonun tanımını verir:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Enflasyon, ağır bir yeniden dağıtım çatışmasıyla karşı karşıya kalmış bir toplumun alametidir, zira toplum örneğin geçmişten intikal etmiş bazı alacaklardan kurtulmak ister ama lazım gelen fedakarlıkların nasıl daha iyi bölüşülebileceğini açıkça tartışmayı başaramaz ve kendini fiyatların, spekülasyonun kaprislerine teslim etmeyi tercih eder. Bunun en bariz riski muazzam bir adaletsizlik hissi yaratmasıdır.&#8221;</em></p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-19" style="background-color:#0274be">Enflasyon ile Özel Sektör Borçlarını Düşürmek Mi?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Sabit faizli uzun vadeli krediniz var ise, enflasyon oranlarındaki artış borçluluğu düşürür. Aylık 3.000 lira geliri olan kişinin örneğin geçmişten kalma uzun vadeli aylık 500 TL ödemesi var ise, bu ödemenin bütçe içindeki payı 1/6&#8217;dır. Enflasyon sebebiyle bu kişinin aylık ortalama geliri 5.000 TL&#8217;ye çıkıyorsa aylık kredi ödemesinin aylık geliri içindeki payı 1/6&#8217;dan 1/10&#8217;a düşer. Bu tüketiciler için geçerli bir örnektir. Ancak düşük faiz döneminden tüketiciler çok faydanalanamadı, çünkü krediye ilişkin miktar kısıtlamaları getirildi. Aşağıdaki grafikte tüketici kredilerindeki düşüşlerin bir kısmı enflasyonun etkisi ise bir kısmı krediye erişmekteki zorluk sebebiyle ödenen krediler yerine tekrar kredi çekilememesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirketler tarafını inceledeğimizde, şirketlerin yabancı para cinsi kredileri olduğunu dikkate aldığımızda döviz kurundaki artış bir taraftan borçluluğu artıracakken, diğer taraftan enflasyon sebebiyle uzun vadeli sabit faizli krediler aracılığıya borçluluk düşecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafikte görüldüğü üzere 2021 yılı dördüncü çeyreğinde reel sektörün YP kredi borçlarının GSYH&#8217;ye oranı %20&#8217;lerden %25&#8217;lere yükseliyor.  Ancak bu dönemden sonra fiyatlardaki yükseliş ve kurdaki düşüş ve istikrar kazanması ile 2023 yılı ilk çeyreğine gelindğinde %10&#8217;lara düşüyor. Sonuç olarak reel sektörün YP borçları %20&#8217;lerden %10&#8217;lara geriledi diyebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2021 yılı son çeyreğinde TL cinsi kredilerin GSYH&#8217;ye oranı %25&#8217;ler civarında iken 2023 yılı ilk çeyreğinde %20&#8217;lere düşmüştür.  Düşüşün fazla olmamasının bir sebebi bu dönemde firmalar YP kredi borçlarını öderken TL kredileri yönelmiş olmasıdır. Ayrıca bankacılık sektörü de bu dönemin bir kısmında kısa vadeli ve değişken faizli krediler vermeye başlamıştı. Düşük faiz döneminde firmalar uzun vadeli krediye erişimi kısıtlıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada iktisadi aktivitedeki canlılığın da aşağıdaki grafikteki borç rasyosunu düşürdüğü unutulmamalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-20" style="background-color:#0274be">Makine Teçhizat Yatırımları</h3>



<p class="wp-block-paragraph">2021 yılı dördöncü çeyreğinden 2024 yılı ilk çeyreğine kadar yıllık reel makine ve teçhizat yatırımlarının reel GSYH&#8217;ye oranının %11,7&#8217;den %13,7&#8217;ye yükselmesi şaşırtıcı bir orandır. Kabaca 2 yılda %2 puan artış.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>1960&#8217;larda G. Kore&#8217;de şöyle bir hikaye yaşanıyor: Hükümet iş adamlarını hapse atıyor. İş adamları yatırım yapma sözüne karşılık serbest bırakılıyorlar.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yöntemi bir kenara bırakırsak, yaşananları derleyip toplayıp analiz etmeye çabaladığımızda kamu ile endüstriyel sermaye arasında bir tür sözleşme yapılmış olması muhtemel. Eğer bu doğru ise Türk Ekonomisi gerçekten merkantalist harmanlama peşindedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle bir harmanlama ihtiyacı olduğunu düşünmekle birlikte bu harmanlamanın başarısı nasıl bir harmanlama yapıldığına ve bu harmanlamanın nasıl uygulandığına bağlı olacaktır. Bu yüzden olumlu ya da olumsuz yargıda bulunmak için çok erken. Şu anda olsa olsa öğrenme sürecinde olabiliriz. Öğrenme süreci ise ekonomik geri bildirimlere etkin cevaplar sunma sürecidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye merkantalist harmanlama ile sanayileşmeyi mi amaçlıyor yoksa kalkınmayı mı? Çoğu zaman bende dahil bu kavramı birbiri yerine kullansanıyor olsak da, ekonomi siyasetinde böyle bir dönüm noktasında bu kavramsal farklılığı dikkate alarak bu soruya cevap verilmelidir. Çünkü burada şöyle bir soru var: Toplum hangisini istiyor ya da topluma hangisi kabul ettirilebilir? Endüstriyel sermaye ile uzlaşmak kendi başına yeterli mi? Toplum ya finansal sermaye tarafına çekilirse?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genel Fiyat Düzeyi Kaç Dolar? 1960-2023</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/genel-fiyat-duzeyi-kac-dolar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jul 2024 19:42:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=4321</guid>

					<description><![CDATA[Dolar kuru yükseldiğinde, ihracatçıların düşündüğü gibi genel fiyat düzeyinin dolar cinsinden değeri düşmüyor aksine yükseliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-21" style="background-color:#008b00">GENEL FİYAT DÜZEYİ KAÇ DOLAR? 1960-2023</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/turkiyede-enflasyon-ve-dolar-kuru-1960-2023/" data-type="link" data-id="https://sanayilesmeliyiz.com/turkiyede-enflasyon-ve-dolar-kuru-1960-2023/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bir önceki yazımızın 3. grafiği için</a> &#8220;Aşağıdaki grafik döviz kurunun değerli olup olmadığına ilişkin bize bir şeyler anlatıyor olabilir mi?&#8221; diye bir soru sormuştuk. Bu soruya burada cevap arayacağız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle GSYH Deflatörünü dolar kuruna bölerek, birim GSYH fiyatının kaç dolara karşılık geldiğini tespittik ettik. Sonra 1960 yılındaki deflatörün dolar karşılığını 1 dolar kabul ettik ve buna göre Türkiye&#8217;deki fiyatlar genel seviyesini dolar cinsinden 1960-2023 dönemi için grafiğini oluşturduk.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak aşağıdaki ifadelerimizde dolar ifadeleri GSYH fiyatlarının gerçek dolar değerini değil 1960 yılını bir dolar kabul ettiğimiz varsayımı altındaki <strong><em>endeks dolar değeridir. Aslında 2023 yılında GSYH deflatörünün dolar karşılığı 0,50 dolardır, ancak 1960 yılını 1 dolar kabul ettiğimizde 2023 yılı GSYH deflatörünün endeks dolar değeri 8,09 olmaktadır.</em></strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-22" style="background-color:#0274be">Türkiye Genel Fiyat Düzeyi Kaç Dolar? 1960-2023</h3>



<p class="wp-block-paragraph">1960 yılında fiyatlar genel seviyesi 1 dolara karşılık gelirken 2001 yılında 4,71 dolara yükselmiştir. Yani fiyatlar genel seviyesi 1960-2001 döneminde yani 41 yılda yıllık ortalama %3,85 artış göstermiştir. Ancak, 2001-2008 döneminde ise dolar cinsinden fiyatlar genel seviyesi yıllık ortalama %14 artarak 4,71 dolardan 11,80 dolara yükselmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2008 yılında 11,80 dolar olan fiyatlar genel seviyesi 2013 yılında 11,24 dolara gerilemiştir. 2013 yılından sonra düşüş başlamış ve 2013-2020 döneminde dolar cinsinden fiyatlar genel düzeyi yıllık ortalama %7,6 düşerek 11,24 dolardan 6,46 dolara düşmüştür. </p>



<p class="wp-block-paragraph">2020 yılından sonra dolar bazında fiyatlar genel seviyesi tekrar yükselişe geçmiş ve 2021 yılında 6,60 dolara, 2022 yılında 6,92 dolara ve 2023 yılında 8,09 dolara yükselmiştir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Genel-Fiyat-Duzeyi-Kac-Dolar-1960-2023.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Genel-Fiyat-Duzeyi-Kac-Dolar-1960-2023-1024x669.jpg" alt="Genel Fiyat Düzeyi Kaç Dolar 1960-2023" class="wp-image-4330" style="width:700px"/></a><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://data.worldbank.org/" data-type="link" data-id="https://data.worldbank.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>World Bank</strong></a></figcaption></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">1960&#8217;lı yıllarda, o günün yazarlarının, döviz kurunun değerli olduğuna dair yazılarını okumuştum. Türkiye&#8217;nin o yıllarda dolar kurunu değerli tutmasının sebebi, yatırımların (ithal makine, ekipman, hammadde vb.) maliyetini düşük tutmakmış. Bu yüzden değerli bir kur politikası güdülmüş. Eğer 1960&#8217;lı yıllarda bile dolar kuru değerli ise bugünkü durumda kur şuan düşündüğümüzden de değerlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde ilişkinin yönünün dolar kurundan enflasyona olduğundan yukarıda bahsetmiştik. Bu yüzden TL&#8217;ye değer kaybettirilmek isteniyorsa bu yavaş ve ihtiyatlı şekilde olmalı. Aceleci davranılmamalıdır. Bu bakımdan 2013-2018 dönemi sağlıklı işlemiş. Hatta 2018 kur şoku sonrasında 2019 ve 2020 yıllarında bile süreç sanayici lehine işlemiş.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-23" style="background-color:#0274be">Dolar Kuru Tartışması</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda da belirttiğimiz üzere, 2018 yılındaki kur şoku düşme eğiliminde olan dolar cinsinden fiyatlar genel seviyesini düşürmeye devam etmiştir. Ancak 2021 yılındaki kur 2013 yılından beri düşme eğiliminde olan dolar cinsinden fiyatlar genel düzeyini artırmıştır. İki dönemdeki dolar kuru artışının birbirinden farklı sonuçları olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İhracatçının dolar kuru artışı talebinin dayanağı var mıdır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki grafiğe göre, ihracatçının dolar kuru artış talebi kendi bakış açısından kabul edilebilirdir. 2020-2023 döneminde dolar cinsinden genel fiyat düzeyi toplam da %25,1 artarak 6,46 dolardan 8,09 dolara yükselmiştir. Başka bir deyişle üreticilerin yurt içinden sağladığı mal ve hizmetlerin fiyatları dolar cinsinden %25,1 yükselmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dolar kuru artış talebine itiraz edenlerin dayanağı var mıdır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki grafiğe göre dolar kuru artış talebine itirazda bulunanların itirazı da kabul edilebilir. 2020-2023 döneminde dolar kuru toplamda %238,4 artarak 7,01 TL&#8217;den 23,71 TL&#8217;ye yükselmiştir. Ama buna rağmen genel fiyat seviyesinin dolar cinsinden değeri toplamda %25,1 yükselerek 6,46 dolardan 8,09 dolara yükselmiştir. Dolar kuru yükseldiğinde, ihracatçıların düşündüğü gibi genel fiyat düzeyinin dolar cinsinden değeri düşmüyor aksine yükseliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;deki dolar kuru artış talebi tartışmasında taraflarının her ikisi de haklıdır. Kur tartışmasını çıkmaza girmesinin nedeni de tarafların her ikisinin de haklı olmasıdır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">İhracatçı 2018 yılında olduğu gibi kur yükselince, genel fiyat düzeyinin dolar cinsinden değerinin düşeceği varsayımından hareketle kur artışı istiyor. Ancak şu anki ekonomik koşullarımız, dolar kuru artışının genel fiyat düzeyinin dolar cinsinden değerini düşürmesine değil, aksine ihracatçıyı daha da zor duruma sokacak olan genel fiyat düzeyinin dolar cinsinden değerini artırmasına hizmet edecek gibi görünmektedir. Öncelikle bu pozitif ilişkinin kaynağına ve bu ilişkiyi tersine çevirecek önlemlere kafa yormamız gereklidir. Döviz kuru böyle devam ederse hem sanayiciyi zor duruma sokacak hem de ithalata artış baskısı yapacaktır. Diğer yandan şok döviz kuru artışlarından bu dönemde özellikle kaçınılmalıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-24" style="background-color:#0274be">G. Afrika, Kore, Meksika Genel Fiyat Düzeyi Kaç Dolar? 1960-2023</h3>



<p class="wp-block-paragraph">1960-2023 dönemi için Türkiye&#8217;de fiyatlar genel seviyesinin dolar karşılığının görünümü başka ülkelerde seyrin nasıl olduğu düşüncesi oluşturmuş olabilir. Aşağıdaki grafikte, yukarıdaki aynı mantıkla oluşturulmuş bazı ülkelerin genel fiyat seviyesinin <strong><em>endeks dolar karşılığı</em></strong> sunulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genel fiyat seviyesinin dolar karşılığı 1960 yılında 4 ülkede de 1 dolarken 2023 yılında genel fiyat düzeyinin dolar karşılığı Meksika&#8217;da 15,75 dolara, Türkiye&#8217;de 8,09 dolara, Güney Afrika&#8217;da 7,81 dolara ve Güney Kore&#8217;de ise 6,30 dolara yükselmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafiğe göre, Kore ulusal para biriminin değer kazanmasına çok ihtiyatlı izin vermiştir. Ayrıca Kore, 1960 yılını baz alırsak 1970&#8217;lerin başına kadar ulusal parasının değer kazanmasına müsaade etmemiş, aksine değer kaybettirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1960 yılını baz aldığımızda, Kore&#8217;nin değersiz ulusal parayla sanayileşmeye çalışırken, diğer 3 ülke değerli parayla sanayileşmeye çalışmıştır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Genel-Fiyat-Duzeyi-Kac-Dolar-scaled-e1720783615441.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Genel-Fiyat-Duzeyi-Kac-Dolar-1024x669.jpg" alt="Genel Fiyat Düzeyi Kaç Dolar" class="wp-image-4328" style="width:700px"/></a></figure>
</div>


<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-25" style="background-color:#0274be">Enflasyon, Kişi Başına Büyüme ve Büyüme: Türkiye, G. Afrika, Kore, Meksika</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafikte 4 ülkenin yıllık GSYH enflasyon oranları sunulmuştur. </p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Yillik-GSYH-Enflasyonu-1960-2023-scaled-e1720785832275.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Yillik-GSYH-Enflasyonu-1960-2023-1024x669.jpg" alt="Yıllık GSYH Enflasyonu, 1960-2023" class="wp-image-4344" style="width:700px"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">1960-2022 döneminde kişi başına reel GSYH büyümesi Türkiye&#8217;de %2,82, Meksika&#8217;da %1,42 ve G. Afrika&#8217;da ise %0,67 seviyesinde gerçekleşmiştir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/02/Resim4dfgdf-scaled-e1709022289580.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/02/Resim4dfgdf-1024x669.jpg" alt="Kişi Başına GSYH Kıyaslaması 1960-2022" class="wp-image-1815" style="width:700px"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">1995-2022 döneminde enflasyon problemini çözen Meksika ve G. Afrika sırasıyla %2,15 ve %2,34 büyürken, enflasyon problemini çözemeyen Türkiye ise %4,78 büyümüştür. </p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/02/Resim22q-scaled-e1709098710975.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/02/Resim22q-1024x669.jpg" alt="İstihdam Artışı ve İstihdam Başına Reel GSYH Karşılaştırması, 1995-2022" class="wp-image-1877" style="width:700px"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Enflasyon ve Dolar Kuru: 1960-2023</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/turkiyede-enflasyon-ve-dolar-kuru-1960-2023/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jul 2024 17:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=4280</guid>

					<description><![CDATA[Şubat 2001 öncesinde uygulanan sabit döviz kuru sisteminde enflasyon döviz kuru artışını tetikliyordu. Ancak 2001 yılından sonra esnek döviz kuru sistemine geçişle birlikte bu ilişkinin yönü tersine döndü: Döviz kuru artışları enflasyonu tetikler hale geldi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-26" style="background-color:#008b00">ENFLASYON VE DOLAR KURU: 1960-2023</h2>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-27" style="background-color:#0274be">Enflasyon ve Dolar Kuru: 1960-2023</h3>



<p class="wp-block-paragraph">2023-2013 döneminde fiyatlar yıllık ortalama %24,52, dolar kuru ise %28,69 yükselmiştir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">10&#8217;ar yıllık dönemler itibarıyla yıllık ortalama değişimlere bakıldığında, sabit döviz kuru döneminde fiyatlardaki artış hızı dolar kuru artış hızının üstünde olmuştur. Esnek döviz kuru döminde de aynı görünüm 2016 yılına kadar devam ediyor. Ancak 2016 yılında sonra dolar kuru artış hızı fiyatların artış hızının üzerine çıkıyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiyede-Enflasyon-ve-Dolar-Kuru-1960-2023-2-scaled-e1720767024714.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiyede-Enflasyon-ve-Dolar-Kuru-1960-2023-2-1024x668.jpg" alt="Türkiye'de Enflasyon ve Dolar Kuru, 1960-2023, 2" class="wp-image-4286" style="width:700px"/></a><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://data.worldbank.org/" data-type="link" data-id="https://data.worldbank.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>World Bank</strong></a></figcaption></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafik, GSYH deflatörü ve döviz kurunun logaritmik ölçekte endeks olarak gösterimidir. 1960 yılını hem fiyatlar hem de dolar kuru için 100 kabul ettiğimizde, 1960-2023 döneminde dolar kuru fiyatların üzerinde hiç seyretmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafiğe dikkatlice baktığımızda, 2002 yılından sonra fiyatlar ile dolar kuru arasındaki makas açılmaya başlamış ve 2008 yılına kadar bu makas artmıştır. 2008-2013 yıllarında biraz gerilese de belirgin bir düşüş değildir. Ancak 2013 yılından sonra makas daralmaya başlıyor ve 2020 yılına kadar devam ediyor. Bu yıldan sonra makas yine açılmaya başlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2021 yılındaki kur şoku, bu makası daraltmamış aksine genişletmiştir. Ancak 2018 yılındaki kur şoku bu makası genişletmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki grafik <a href="https://sanayilesmeliyiz.com/genel-fiyat-duzeyi-kac-dolar/" target="_blank" data-type="link" data-id="https://sanayilesmeliyiz.com/genel-fiyat-duzeyi-kac-dolar/" rel="noreferrer noopener">döviz kurunun değerli olup olmadığına ilişkin</a> bize bir şeyler anlatıyor olabilir mi?</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiyede-Enflasyon-ve-Dolar-Kuru-1960-2023-3-scaled-e1720767044665.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiyede-Enflasyon-ve-Dolar-Kuru-1960-2023-3-1024x668.jpg" alt="Türkiye'de Enflasyon ve Dolar Kuru, 1960-2023, 3" class="wp-image-4287" style="width:700px"/></a><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://data.worldbank.org/" data-type="link" data-id="https://data.worldbank.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong>World Bank</strong></a></figcaption></figure>
</div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Enflasyon Tarihi: 1960-2023</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/turkiye-enflasyon-tarihi-1960-2023/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2024 22:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=4059</guid>

					<description><![CDATA["Genel olarak enflasyon, ağır bir yeniden dağıtım çatışmasıyla karşı karşıya kalmış bir toplumun alametidir, zira toplum örneğin geçmişten intikal etmiş bazı alacaklardan kurtulmak ister ama lazım gelen fedakarlıkların nasıl daha iyi bölüşülebileceğini açıkça tartışmayı başaramaz ve kendini fiyatların, spekülasyonun kaprislerine teslim etmeyi tercih eder. Bunun en bariz riski muazzam bir adaletsizlik hissi yaratmasıdır."]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-28" style="background-color:#008b00">TÜRKİYE ENFLASYON TARİHİ: 1960-2023</h2>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-29" style="background-color:#0274be">Enflasyon ve Eşitsizlik</h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye&#8217;de enflasyon parasal (erdemsel) bir olgu değildir, <a href="https://sanayilesmeliyiz.com/gelir-ve-servet-esitsizligi-turkiye/" data-type="link" data-id="https://sanayilesmeliyiz.com/gelir-ve-servet-esitsizligi-turkiye/">eşitsizliklerin</a> sonucudur</strong>. Türkiye eşitsizlikleri tartışıp siyasilerin önüne hazır tepside sunmadığı sürece, siyasilerin bu konuya eğilmesi oldukça zordur (günümüzün demokratik bir toplumda daha da zordur), eğilse de ya geri püskürtülüyor ya da yapılan düzenlemeler uygulama aşamasında bir hiçe dönüştürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk Ekonomi Politik Tarihi&#8217;nde bunun en bilinen örneği Toprak Reformu&#8217;dur. Toprak Reformu konusunda on yıllarca çalışmalar yapıldı, ancak bir sonuç alınamadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çok eskiye gitmeyelim bir kaç yıl önce &#8220;Değerli Konut Vergisi&#8221;ni duyduk ve düzenlemesi yapıldı. Ancak düzenlemeye karşıt olanların saldırısı karşısında uygulamada bu düzenleme buhar oldu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama eşitsizlik konusunu tartışıp sonuçlandırdıktan sonra bu tartışmayı siyasilerin önüne hazır olarak sunsak bile bu konuyu çözeceğimizin garantisi yoktur. Bunun en açık örneği Fransız Devrimi&#8217;dir: Eşitlik talepleriyle yapılan devrim sonrasında eşitsizliği azaltacak önlemler tartışılsa da sonuca bağlanması için 100 yıl daha beklemek gerekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Not:</strong> <em>&#8220;Değerli Konut Vergisi&#8221;nin konuşulduğu dönemde Türkiye&#8217;de en yüksek gelirlilerden alınan marjinal vergi oranının %35&#8217;ten %40&#8217;a yükseldiğini de unutmayalım. Bu iki gelişmeyi önemli kılan siyasetçiler tarafından eşitsizlik konusunun ele alınmış olmasıdır. &#8220;Değerli Konut Vergisi&#8221; servet eşitsizliğinin, gelir vergisindeki en yüksek gelirlilere uygulanan marjinal oranın artırılması ise gelir eşitsizliğinin ayrı ayrı ele alındığını gösterir.</em></p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-30" style="background-color:#0274be">Türkiye Enflasyon Tarihi: 1961-2023</h3>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.MKTP.KN?locations=TR" data-type="link" data-id="https://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.MKTP.KN?locations=TR" target="_blank" rel="noreferrer noopener">World Bank</a>&#8216;tan sağlanan GSYH verileri üzerinden hesaplanan yıllık enflasyon oranları 1961-2023 dönemi için aşağıda sunulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1960-1970 döneminde Türkiye&#8217;deki enflasyon görünümü 2004-2017 dönemi görünümü ile benzerdir. 1970 yılından sonra Türkiye&#8217;de enflasyon oranları yükselişe geçmiştir. Enflasyon oranlarındaki yükseliş eğilimi 30 yıl sürmüştür, yani 1998 yılına kadar durdurulamamıştır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiye-Enflasyon-Tarihi-1960-2023-scaled-e1720598198877.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiye-Enflasyon-Tarihi-1960-2023-1024x668.jpg" alt="Türkiye Enflasyon Tarihi 1960-2023" class="wp-image-4061" style="width:700px"/></a></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki grafiği daha belirgin/açık hale getirmek için 10&#8217;ar yıllık dönemler itibarıyla yıllık ortalama enflasyon oranları hesaplanmış ve aşağıdaki grafikte gösterilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">10&#8217;ar yıllık dönemler itibarıyla yıllık ortalama enflasyon oranlarını incelediğimizde, 1970-1960 dönemindeki on yılda yıllık ortama GSYH enflasyon oranı %5,51 iken 1998-1988 yılları arasında yıllık ortalama enflasyon oranı %80,48&#8217;e yükselMİŞTİR.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1998 yılında sonra düşmeye başlayan 10&#8217;ar yıllık dönemler itibarıyla yıllık ortalama enflasyon oranları 2016-2006 döneminde %7,58&#8217;e kadar gerilemiştir. 2023 yılına geldiğimizde ise 2023-2013 döneminde yıllık ortalama enflasyon oranı %24,52&#8217;ye yükselmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">GSYH fiyatlarındaki artışın seyrini görmek için GSYH Deflatörü önce lograitmik ölçeğe dönüştürülmüş daha sonra 1960 yılı 100 olacak şekilde endekslenmiştir. Aşağıdaki grafikte 1970 yılından sonra fiyat artışlarının belirginleşmeye başladığı ve bu sürecin 2002 yılına kadar sürdüğünü görüyoruz.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><a href="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiye-Enflasyon-Tarihi-1960-2023-2-scaled-e1720598219919.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img decoding="async"  src="data:image/gif,GIF89a%01%00%01%00%80%00%00%00%00%00%FF%FF%FF%21%F9%04%01%00%00%00%00%2C%00%00%00%00%01%00%01%00%00%02%01D%00%3B" data-layzr="https://sanayilesmeliyiz.com/wp-content/uploads/2024/07/Turkiye-Enflasyon-Tarihi-1960-2023-2-1024x668.jpg" alt="Türkiye Enflasyon Tarihi 1960-2023-2" class="wp-image-4062" style="width:700px"/></a></figure>
</div>


<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-31" style="background-color:#008b00">ERDEM, ENFLASYON VE EŞİTSİZLİK</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Genel kabul görmüş görüşe göre Türkiye&#8217;de enflasyonun sebebi siyasilerin erdemsizliğidir. Siyasiler kendi politik çıkarları için para basarlar ya da para yaratırlar, bu yüzden de enflasyon ortaya çıkar. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki görüşü kabul ettiğimizde yine yukarıdaki enflasyon tarihi değerlendirmelerimizden hareketle, 1960-1970 dönemi siyasileri erdemli, 1970-2002  dönemi siyasileri erdemsizdir mi diyeceğiz? İkincisi 2002-2023 dönemindeki siyasilere hem erdemli hem de erdemsiz mi diyeceğiz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paul Krugman &#8220;Bunalım Ekonomisin Geri Dönüşü ve Küresel Kriz (s.176)&#8221; kitabının sonundaki şu tespiti dikkate değerdir:</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><em>&#8220;Keynes&#8217;in dünyasında -ve bizimkinde- gerçek kıtlık kaynak ya da erdem kıtlığı değil, anlayış kıtlığıydı.&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasiler seçim döneminde elbette genişletici politikalar uygulamaktadır. Ama bu olguyla Türkiye&#8217;nin 60 yıllık enflasyon tarihini açıklamak/açıklamaya çalışmak var olan ekonomik problemlerimizin çözümüne ne gibi bir katkı sunmuştur/sunacaktır? 2002-2018 döneminde hiç mi seçim olmadı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Thomas Piketty  &#8220;Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital (s.489)&#8221; kitabında enflasyonu şöyle tanımlamıştır.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><em>&#8220;Enflasyon aylak zenginlerden ya da yatırıma dönüştürülmemiş servetlerden alınan bir vergi gibidir.</em></strong>..<strong><em>İnsanın bu enflasyon vergisinden kaçınabilmesi için sermayesini gayrimenkule ya da menkul kıymetlere yatırması yeterli olacaktır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Thomas Piketty &#8220;Kapital ve İdeoloji (s.392)&#8221; kitabında, iktisadi yaşamımızda hiç bir ahlak, etik değerlerini dikkate almayan ancak söz konusu enflasyon olunca bir anda &#8220;Erdem&#8221;in koruyucuları haline dönüşen bu görüşlerin aslında neyi gizlediklerini açıkça ifade etmiştir.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><em>&#8220;Genel olarak enflasyon, ağır bir yeniden dağıtım çatışmasıyla karşı karşıya kalmış bir toplumun alametidir, zira toplum örneğin geçmişten intikal etmiş bazı alacaklardan kurtulmak ister ama lazım gelen fedakarlıkların nasıl daha iyi bölüşülebileceğini açıkça tartışmayı başaramaz ve kendini fiyatların, spekülasyonun kaprislerine teslim etmeyi tercih eder. Bunun en bariz riski muazzam bir adaletsizlik hissi yaratmasıdır.&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Mark Blyth &#8220;Kemer Sıkmak: Tehlikeli Bir Fikrin Tarihi (s.20)&#8221; kitabında çoğumuzun farkında olmadığı çelişkiyi ortaya koymuştur.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><em>&#8220;Enflasyon dönemlerine ilişkin sıra dışı unsurlardan biri, gelir dağılımında oldukça üst seviyelerde olan insanların da fakirlerle birlikte toplu halde dayanışma içinde olduğu hemen hemen tek dönem olmalarıdır. Enflasyon ne zaman başını çıkaracak olsa, bunun “genellikle fakirlere zararlı” olduğunu duyarız, çünkü gelirleri azdır ve fiyat yükselişlerinden daha çok etkilenirler. Bu, hikayenin en fazla yarısı olabilir çünkü enflasyon belki de sınıfa özel vergi olarak düşünülürse daha iyi olur.&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama Blyth&#8217;ın vurguladığı şekilde enflasyonun bir tür vergiye dönüşebilmesi için ekonomik yapının buna uygun olması ve uygun değilse enflasyonun bir vergi olarak etkinliğini artıracak düzenlemelerin gerçekleştirilmesi gereklidir. Thomas Piketty&#8217;nin &#8220;Kapital ve İdeoloji (s.392)&#8221; kitabında bu konuya vurgu yapar.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><em>&#8220;Enflasyon pratikte mal varlıkları üzerinde azalan oranlı bir kesinti gibi görünmektedir. Banknot olarak ya da banka mevduatında biraz nakit tutanlar büyük darbe alır, oysa daha çok gayrimenkul mallara, işletme mallarına ya da (içlerinde en yüksek olan) finansal portföylere yatırılmış en büyük mal varlıkları, eğer kiraların ya da varlık fiyatlarının dondurulması gibi başka önlemler alınmadıysa, fiyatlardaki bu yükselişin etkisinden büyük ölçüde korunur. Finansal varlıklara gelince, kamu tahvillerinin kendisi başta olmak üzere, borçlanma senetleri ve diğer sabit getirili yatırımlar da enflasyondan kötü etkilenir, ama en zenginlerin en çok rağbet ettiği hisse senetleri, şirket payları ve değişken fiyatlı diğer yatırımlar çoğunlukla enflasyon kesintisinden korunur, zira değerleri fiyatların genel seviyesindeki yükselişi izleme eğilimindedir.&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer ekonomik yapı enflasyonun vergisel etkisini ortaya çıkarmaya uygun değilse arzu edilen sonuçların tersi bir durumla sonuçlanabilir. Thomas Piketty  &#8220;Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital (s.490-491)&#8221; kitabında bu konuya değinir.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><em>&#8220;Enflasyon aslında sermaye getirisini azaltmaz, ancak onun yeniden dağıtılmasına sebep olur. Enflasyonun bu etkileri her ne kadar karmaşık ve çok yönlü olsa da, teşvik ettiği yeniden dağılımın küçük servetlerin aleyhine ve büyük servetlerin lehine olduğu açıkça görülmektedir, asıl arzu edilen ise bunun tam tersidir.&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Joan Robinson &#8220;Ekonomi Felsefesi (s.140)&#8221; kitabında eşitsizlik ile fiyat sistemi arasındaki bağa vurgu yapar</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><em><strong>&#8220;Günümüzde Meade gibi vicdanlı bir yazar, serbest piyasanın esaslarını ortaya koymadan önce &lt;Para ve fiyat sisteminin hakkaniyetle çalışması için, gelir ve mülkün adil dağılımını sağlamak gerekir.&gt; diyecek ve eşitsizliğin, sistemi sadece adaletsiz değil, aynı zamanda verimsiz hale getirdiğini, bu nedenle onu korumayı istemenin ön koşulunun &lt;hoş görülebilir düzeyde adil bir gelir ve mülk dağılımını sağlamak için radikal önlemler almak&gt; olduğunu belirtecek kadar dikkatlidir.&#8221;</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Anthony B. Atkinson &#8220;Eşitsizlik Ne Yapılabilir? (s.15)&#8221; kitabında ise eşitsizlik ile üretim arasındaki ilişkinin altını çizmiştir.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">&#8220;<strong><em>Toplam üretim dağıtımdan etkilenmektedir. Gelir dağılımını anlamak, ekonominin işleyişini anlamak için gereklidir.&#8221;</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yıllara Göre Enflasyon Oranları &#124; 1939-2025</title>
		<link>https://sanayilesmeliyiz.com/yillara-gore-enflasyon-oranlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ORHAN KUTLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 20:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ENFLASYON]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sanayilesmeliyiz.com/?p=6960</guid>

					<description><![CDATA[Bu çalışmada 1939 yılından günümüze enflasyon oranları sunulmuştur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-32" style="background-color:#008b00">YILLARA GÖRE ENFLASYON ORANLARI</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Uyarı!</strong> Mobilden giriyorsanız tabloların bir bütün olarak okunabilmesi için sayfayı lütfen <strong>&#8220;masaüstü&#8221;</strong> görünümünde açınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Veri kaynağı <strong><a href="https://dps.tuik.gov.tr/index.php/s/Ykhvqq5bn7xSQtI" target="_blank" rel="noreferrer noopener">TÜİK</a></strong><a href="https://dps.tuik.gov.tr/index.php/s/Ykhvqq5bn7xSQtI" target="_blank" rel="noreferrer noopener">&nbsp;</a> 100 Yılın Göstergeleri&#8217;dir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada sunulan yıllık enflasyon oranları 12 aylık ortalama enflasyon oranlarıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-33" style="background-color:#0274be">Yıllara Göre Enflasyon Oranları</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Aşağıdaki tabloda Tüketici Fiyatları Enflasyon Oranları ve GSYH Enflasyon Oranları sunulmuştur.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-vertically-aligned-top is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p class="has-text-align-center has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-34 wp-block-paragraph" style="background-color:#008b00"><strong>Tarih</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">1939<br>1940<br>1941<br>1942<br>1943<br>1944<br>1945<br>1946<br>1947<br>1948<br>1949<br>1950<br>1951<br>1952<br>1953<br>1954<br>1955<br>1956<br>1957<br>1958<br>1959<br>1960<br>1961<br>1962<br>1963<br>1964<br>1965<br>1966<br>1967<br>1968<br>1969<br>1970<br>1971<br>1972<br>1973<br>1974<br>1975<br>1976<br>1977<br>1978<br>1979<br>1980<br>1981<br>1982<br>1983<br>1984<br>1985<br>1986<br>1987<br>1988<br>1989<br>1990<br>1991<br>1992<br>1993<br>1994<br>1995<br>1996<br>1997<br>1998<br>1999<br>2000<br>2001<br>2002<br>2003<br>2004<br>2005<br>2006<br>2007<br>2008<br>2009<br>2010<br>2011<br>2012<br>2013<br>2014<br>2015<br>2016<br>2017<br>2018<br>2019<br>2020<br>2021<br>2022<br>2023</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">2024</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">2025</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"></p>
</div>



<div class="wp-block-column is-vertically-aligned-top is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p class="has-text-align-center has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-35 wp-block-paragraph" style="background-color:#008b00"><strong>TÜFE</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">2,10%<br>8,50%<br>19,60%<br>66,70%<br>45,80%<br>2,50%<br>0,90%<br>-3,80%<br>1,50%<br>1,40%<br>7,50%<br>-4,30%<br>-1,10%<br>5,10%<br>4,80%<br>9,00%<br>11,90%<br>11,50%<br>12,50%<br>15,70%<br>22,60%<br>7,40%<br>1,30%<br>3,80%<br>6,50%<br>0,80%<br>6,70%<br>5,50%<br>6,30%<br>4,10%<br>5,70%<br>11,80%<br>21,80%<br>15,30%<br>15,80%<br>15,40%<br>19,00%<br>16,40%<br>22,50%<br>53,30%<br>62,00%<br>101,40%<br>34,00%<br>28,40%<br>31,40%<br>48,40%<br>45,00%<br>34,60%<br>38,90%<br>73,70%<br>63,30%<br>60,30%<br>65,90%<br>70,10%<br>66,10%<br>106,30%<br>88,00%<br>80,37%<br>85,73%<br>84,66%<br>64,87%<br>54,92%<br>54,40%<br>45,00%<br>25,30%<br>8,60%<br>8,18%<br>9,60%<br>8,80%<br>10,40%<br>6,30%<br>8,57%<br>6,50%<br>8,90%<br>7,49%<br>8,85%<br>7,67%<br>7,78%<br>11,14%<br>16,33%<br>15,18%<br>12,28%<br>19,60%<br>72,31%<br>53,86%</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">58,5%</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">34,9%</p>
</div>



<div class="wp-block-column is-vertically-aligned-top is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p class="has-text-align-center has-white-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-36 wp-block-paragraph" style="background-color:#008b00"><strong>GSYH</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">1,80%<br>22,52%<br>38,87%<br>96,00%<br>65,13%<br>-23,70%<br>-3,38%<br>-4,97%<br>5,62%<br>8,59%<br>0,37%<br>-2,12%<br>6,49%<br>2,74%<br>4,76%<br>5,07%<br>11,26%<br>11,75%<br>23,23%<br>14,14%<br>19,45%<br>3,93%<br>4,27%<br>9,50%<br>5,65%<br>2,58%<br>4,22%<br>6,30%<br>6,67%<br>3,93%<br>7,39%<br>8,96%<br>17,53%<br>11,26%<br>21,81%<br>28,42%<br>20,96%<br>15,08%<br>23,74%<br>46,67%<br>75,72%<br>88,10%<br>44,06%<br>28,23%<br>26,26%<br>48,24%<br>53,05%<br>36,01%<br>33,61%<br>69,35%<br>75,47%<br>58,26%<br>58,84%<br>63,72%<br>67,77%<br>106,45%<br>87,20%<br>77,84%<br>81,54%<br>75,68%<br>54,28%<br>49,36%<br>52,98%<br>37,57%<br>23,29%<br>12,43%<br>7,09%<br>9,38%<br>6,20%<br>12,05%<br>5,45%<br>7,01%<br>8,20%<br>7,42%<br>6,28%<br>7,39%<br>7,84%<br>8,13%<br>10,98%<br>16,51%<br>13,87%<br>14,79%<br>28,97%<br>96,04%<br>68,23%</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">59,3%</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">36,4%</p>
</div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
