Dört Yıllık Sanayi Üretimi Durgunluğunu Açıklayamayan Faiz ve Kur

TÜİK verileri, sanayi üretiminin yaklaşık dört yıldır belirgin bir durgunluk içinde seyrettiğini ortaya koyuyor. Bu ölçekte ve bu kadar uzun süreli bir duraklama, 2010–2025 dönemi bütününde ilk kez karşımıza çıkıyor. Üstelik bu zayıf görünüm yalnızca üretim tarafında değil, reel ihracat göstergelerinde de kendisini hissettiriyor.

Bu dönemde ekonomi hem düşük hem yüksek faiz oranlarını; hem görece istikrarlı hem de hızlı değer kaybeden döviz kurunu deneyimledi. Buna rağmen sanayi üretimindeki zayıflığın kalıcı hale gelmesi, sorunun ne faiz politikasına ne de döviz kuru düzeyine indirgenebileceğini gösteriyor.

Sanayi sektöründeki durgunluk, deprem sonrası artan kamu harcamalarıyla yeniden ivme kazanan inşaat sektörünün performansı ile birlikte düşünüldüğünde daha da dikkat çekici bir hâl alıyor. TÜİK’in 2023 Girdi-Çıktı Tablosu bu ilişkiyi somut biçimde ortaya koyuyor: Yapılan hesaplamalara göre, inşaat sektörüne yapılan 1.000 TL’lik (daha doğrusu bir birimlik) nihai harcama, inşaat sektörünün GSYH’sini 359,5 TL artırırken; sanayi sektörünün GSYH’sini yalnızca 103,8 TL yükseltiyor.

Bu katsayılara dayanarak, inşaat sektöründeki yüzde 10’luk bir büyümenin sanayi sektörü büyümesini yaklaşık yüzde 0,7 oranında artırdığı söylenebilir. Dolayısıyla inşaatın önemli ölçüde genişlediği bir dönemde —özellikle son bir yılda— sanayiye özgü durgunluğun görünüşten daha ciddi olabileceğine işaret ediyor.