EKONOMİ POLİTİK NOTLARI
Paylaş
Ekonomik Suç
Denetimli bir ekonomide 'suç' olarak tanımlanan ekonomik faaliyetler, serbest piyasa düzeninde suç teşkil etmez. Ancak serbestleşme, bu işlemlerin doğasını değiştirmez; aksine, daha önce kayıt dışı veya yasa dışı yürütülen süreçlerin yasal bir zemine taşınarak devam etmesini sağlar.
Paylaş
Ortodoksinin Çıkmazı
Türkiye ekonomisinin kurumsal mimarisi, temel olarak ortodoks iktisat öğretisi üzerine inşa edilmiş olmasına rağmen; mevcut uygulamalarda "rasyonel ve ortodoks" bir politika seti dahi tam anlamıyla hayata geçirilememektedir. Faiz oranlarının seviyesinden bağımsız olarak; mevcut politika tasarımları ya geçmişten gelen hataların bir sonucu ya da yük… Devamını oku
Türkiye ekonomisinin kurumsal mimarisi, temel olarak ortodoks iktisat öğretisi üzerine inşa edilmiş olmasına rağmen; mevcut uygulamalarda "rasyonel ve ortodoks" bir politika seti dahi tam anlamıyla hayata geçirilememektedir.
Faiz oranlarının seviyesinden bağımsız olarak; mevcut politika tasarımları ya geçmişten gelen hataların bir sonucu ya da yüksek faiz maliyetlerini hafifletmeye yönelik geçici 'yama' çözümlerden ibarettir.
Peki, neden günümüzde standart ortodoks politikalar dahi tam anlamıyla uygulanamıyor? Bu sorunun cevabı, sanılanın aksine sadece bugünkü tercihlerde değil; geçmişte uygulanan ortodoks politikaların biriktirdiği devasa maliyetlerde ve bu politikaların yarattığı kırılganlıklarda yatmaktadır.
Paylaş
Cari İşlemler Dengesi
Haziran 2023-Temmuz 2026 döneminde Türkiye ekonomisinin mal (-213,9) ve hizmet (+195,2) dengesi toplamda -18,7 milyar dolardır. Ancak bu dönemde cari işlemler dengesi -84,1 milyar dolardır.
Paylaş
Haftalık Faiz Oranları
11 Eylül ile biten haftada TL ticari kredi (KMH ve kurumsal kredi kartları hariç) faizleri %48,66 iken 18 Eylül ile biten haftada %49,77'ye yükselmiştir.
Paylaş
TCMB Rezervleri
11 Eylül ile biten haftada 178,7 milyar dolar olan TCMB brüt rezervleri 18 Eylül ile biten haftada 174,4 milyar dolara gerilemiştir.
23 Eylül Çarşamba günü 176,1 milyar dolan TCMB brüt rezervlerinin 24 Eylül Perşembe günü ise 1,9 milyar dolar gerileyerek 174,2 milyar dolara düştüğü tahmin edilmektedir.
Paylaş
Yurt İçi Yerleşikler YP Mevduatları
18 Eylül ile biten haftada yurt içi yerleşiklerin yp mevduatları bir önceki haftaya göre 2,72 milyar dolar artarak 228,1 milyar dolardan 230,8 milyar dolara yükselmiştir.
Paylaş
ABD ve Çin
2008 yılında Minqi Li, Yükselen Çin ve Kapitalist Dünya Ekonomisinin Çöküşü adlı kitabında, “Kapitalist dünya ekonomisi Çin ve Hindistan’ın yükselişini gerçekten taşıyacak bir güce sahip mi?” diye sormuştu. Günümüzde yeniden alevlenen gümrük vergisi tartışmaları, Minqi Li’nin o dönemde ne kadar yerinde bir soru ortaya koyduğunu açıkça gösteriyor.
Paylaş
Ortodoks Dezenflasyon
Ortodoks dezenflasyon sürecinde, tüketimin faize dayalı bileşeni sınırlıysa ve enflasyonun temel nedeninin talep olduğu varsayılıyorsa —ki bu çoğu zaman analitik bir tespitten ziyade bir inanç niteliği taşır— programın hedeflerine ancak gelirleri gerileterek ulaşılması mümkündür. Çünkü ancak bu yolla gelire dayalı tüketim baskılanabilir. Gelire da… Devamını oku
Ortodoks dezenflasyon sürecinde, tüketimin faize dayalı bileşeni sınırlıysa ve enflasyonun temel nedeninin talep olduğu varsayılıyorsa —ki bu çoğu zaman analitik bir tespitten ziyade bir inanç niteliği taşır— programın hedeflerine ancak gelirleri gerileterek ulaşılması mümkündür. Çünkü ancak bu yolla gelire dayalı tüketim baskılanabilir.
Gelire dayalı tüketim zaten düşükse geriye servete dayalı tüketim kalır. Ancak ortodoks dezenflasyon şablonunda servet dağılımından söz etmek, bu yaklaşımın iktisat bilimi anlayışından adeta aforoz edilmek anlamına gelir. Bu nedenle program tasarımı, en kritik değişkenlerden biri olan servet dinamiklerini bilinçli biçimde tartışma dışında bırakır.
Paylaş
Dış Ticaret | Temmuz 2026
2022 yılıyla kıyaslandığında, günümüzde dış ticaret fiyat koşulları Türkiye lehinedir. Bu durum hem ithalat hem de ihracat açısından; ayrıca hem enflasyon hem de dış ticaret dengesi bakımından geçerlidir. Örneğin, Temmuz 2022’de yıllık ithalat artışı 81,6 milyar dolar olurken, bunun 83,4 milyar doları fiyat etkisinden kaynaklanmıştır. Temmuz 2026’… Devamını oku
2022 yılıyla kıyaslandığında, günümüzde dış ticaret fiyat koşulları Türkiye lehinedir. Bu durum hem ithalat hem de ihracat açısından; ayrıca hem enflasyon hem de dış ticaret dengesi bakımından geçerlidir.
Örneğin, Temmuz 2022’de yıllık ithalat artışı 81,6 milyar dolar olurken, bunun 83,4 milyar doları fiyat etkisinden kaynaklanmıştır. Temmuz 2026’da ise yıllık ithalat artışı 17,6 milyar dolar seviyesinde kalırken, fiyat etkisi 25,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.
İhracatta ise Temmuz 2022’de yıllık 47,3 milyar dolarlık artışın 22,1 milyar doları fiyat etkisinden kaynaklanırken, Temmuz 2026’da yıllık ihracat artışı 9,2 milyar dolar olmasına rağmen fiyat etkisi 30,9 milyar dolara ulaşmıştır.
Temmuz 2022’de dolar bazında ihracat fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %7,7 artarken, Temmuz 2026’da bu artış %8,2 olmuştur. İthalat fiyatlarındaki yıllık artış ise aynı dönemler için sırasıyla %27,9 ve %12,8 olarak gerçekleşmiştir.
Ancak küresel talep koşulları açısından aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Temmuz 2022’de 12 aylık toplam reel ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre 22,9 milyar dolar artarken, Temmuz 2026’da 19,4 milyar dolar azalmıştır. Başka bir ifadeyle, bugün fiyat koşulları Türkiye’nin lehine çalışırken, miktar tarafında bunun tersine çok daha zayıf bir dış talep görünümü söz konusudur.
Paylaş
Dış Ticaret | Temmuz 2026
Tüketim malları dış talebi kötü, ancak "TÜFE ile düzeltilmiş ulusal para birimi cinsinden" fiyatları ucuzlayan ithal tüketim malları talebi de kötüleşmeye başlamış.