SANAYİLEŞMELİYİZ.COM /

EKONOMİ POLİTİK NOTLARI

Türkiye ekonomisini sanayileşme, kalkınma, üretim, dış ticaret ve bölüşüm ilişkileri üzerinden inceliyorum. Bu sayfada güncel verilere ilişkin kısa notlarımı ve ekonomi politik değerlendirmelerimi bulabilirsiniz.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

KKM

KKM, enflasyonla yalnızca faiz aracı üzerinden mücadele etmenin yarattığı maliyeti hafifletecek bir araçtır.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Siyasetçilerden İmkansızı Beklemek

Küresel kapitalist sisteme tabi olan bir ulus devletin, bu sistemin kurallarına uyarak kalkınması mümkün değildir. Dolayısıyla siyasetçilerden imkânsızı beklememek gerekir. Nitekim Dominique Belpomme’nin ifadesiyle, “Düzgün bir melodiyi ayarı bozuk bir piyanoda çalmak katiyen mümkün değildir.”

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Yüksek Faiz–Düşük Kur Politikasının Sürdürülmesini Destekleyen Unsurlar

1. Döviz kredileri (yurt içinden ve yurt dışından): Bazı kesimlerin yüksek TL faizini aşarak daha uygun maliyetli finansmana erişebilmesi. 2. İhracat fiyatları: İhracat fiyatlarının yükselmesi. 3. Döviz dönüşüm desteği: İhracat gelirlerinin TL’ye dönüştürülmesinde sağlanan teşviklerle kur politikasının maliyetlerinin hafifletilmesi. 4. İhracatçı… Devamını oku

1. Döviz kredileri (yurt içinden ve yurt dışından): Bazı kesimlerin yüksek TL faizini aşarak daha uygun maliyetli finansmana erişebilmesi.

2. İhracat fiyatları: İhracat fiyatlarının yükselmesi.

3. Döviz dönüşüm desteği: İhracat gelirlerinin TL’ye dönüştürülmesinde sağlanan teşviklerle kur politikasının maliyetlerinin hafifletilmesi.

4. İhracatçılara düşük faizli krediler: Genel ekonomide yüksek faiz uygulanırken belirli kesimlere ayrıcalıklı finansman koşulları sağlanması.

5. Kredi kısıtlamalarından muafiyet: Genel kredi daralmasına rağmen belirli faaliyetlerin finansmana erişiminin korunması.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Türkiye’nin Ekonomik Düşünce Dünyası

Türkiye’de ekonomi politikalarının düşünsel merkezinde enflasyon yer almaktadır. Kalkınma, sanayileşme, istihdam, büyüme ve bölüşüm gibi temel meseleler ise enflasyon sorunu çözüldükten sonra âdeta “kendiliğinden çözülecek” sorunlar olarak görülmektedir. Oysa bu meseleleri enflasyonla mücadelenin gölgesinde bırakan mevcut iktisadi düşünce dünyasınd… Devamını oku

Türkiye’de ekonomi politikalarının düşünsel merkezinde enflasyon yer almaktadır. Kalkınma, sanayileşme, istihdam, büyüme ve bölüşüm gibi temel meseleler ise enflasyon sorunu çözüldükten sonra âdeta “kendiliğinden çözülecek” sorunlar olarak görülmektedir. Oysa bu meseleleri enflasyonla mücadelenin gölgesinde bırakan mevcut iktisadi düşünce dünyasından, Türkiye ekonomisinde gerçek ve niteliksel bir dönüşümü sağlayabilecek kurumların ve politikaların doğması mümkün görünmemektedir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Enflasyonla Mücadele

Enflasyonla mücadele denilen şey, enflasyonu doğuran nedenlere dokunmaksızın, bu nedenlerin bir semptomu olan enflasyonun kendisine müdahale etmektir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Ekonominin Amacı

Teoride ekonominin amacı insan yaşamına hizmet etmektir; oysa pratikte insan yaşamı ekonomiye hizmet etmektedir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Enflasyonla Mücadele

Türkiye’de yürütülen enflasyonla mücadele, Paul Baran’ın şu çarpıcı benzetmesini akla getiriyor: “Domuzu pişirmek için evi yakmayı salık veren adamın tutumunu andırıyor. Fakat işin kötüsü, böyle bir süreç içinde domuz da pişmiş olmuyor.”

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Türk Kalkınamaması

Türkiye’nin Kalkınma çabaları, Dominique Belpomme’nin sözünden hareketle, düzgün bir melodiyi bozuk bir piyanoda çalmaya çalışmayı andırıyor.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Enflasyonla Mücadele

Enflasyonla mücadeleye karşı kör bir muhalefet içinde değilim; kör bir enflasyonla mücadeleye karşı muhalefet içindeyim.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Lidersiz Toplumsal Hareketler

J. C. Scott’a göre herhangi bir iktidar için en tehlikeli toplumsal hareketler, belirli bir lideri bulunmayan ayaklanmalar ve isyanlardır. Çünkü lideri olmayan bir hareketin muhatabı da yoktur. Muhatap yoksa müzakere etmek, uzlaşmak, baskı kurmak ya da hareketi tek bir kişiyi etkisizleştirerek sona erdirmek de mümkün değildir. Böyle bir durumda ik… Devamını oku

J. C. Scott’a göre herhangi bir iktidar için en tehlikeli toplumsal hareketler, belirli bir lideri bulunmayan ayaklanmalar ve isyanlardır. Çünkü lideri olmayan bir hareketin muhatabı da yoktur. Muhatap yoksa müzakere etmek, uzlaşmak, baskı kurmak ya da hareketi tek bir kişiyi etkisizleştirerek sona erdirmek de mümkün değildir.

Böyle bir durumda iktidarların önünde tek bir seçenek kalır: Yapay bir lider üretmek ve toplumsal hareketi onun üzerinden kontrol edilebilir hâle getirmek.

Öte yandan, toplumsal hareketlerin başarısını belirleyen en önemli unsurlardan biri de güvenlik güçleriyle kurulabilecek örtük ittifaktır. Güvenlik güçleri, toplumdan koparılmış ve ona yabancılaştırılmış devşirmelerden oluşmadığı sürece, böyle bir ittifakın toplumsal zemini her zaman mevcuttur. Nihayetinde güvenlik güçleri de aynı toplumun parçasıdır.

Dolayısıyla Roma ya da Osmanlı gibi, güvenlik aygıtını toplumdan ayrıştırabilen tarihsel imparatorluklardan biri değilseniz, lidersiz bir toplumsal hareket karşısında günümüz iktidarlarının başı gerçekten büyük derttedir. Çünkü ortada ne etkisizleştirilecek bir lider ne de toplumsal taleplerden yalıtılabilecek bir güvenlik aygıtı vardır.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Günlük • TCMB Brüt Rezervleri

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Aylık • Reel Konut Fiyatları (Endeks)

Ankara, İzmir ve Türkiye’de reel konut fiyatları düşmeye devam ederken İstanbul’da artmaya başlamıştır.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Aylık • Dolar Bazında Konut Fiyatları (Endeks)

Ankara, İzmir ve Türkiye’de dolar bazlı konut fiyatları düşmeye başlamıştır.

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Made in Europe

“Made in Europe” meselesi, Gümrük Birliği’nden bağımsız olarak asla ele alınmamalıdır. Türkiye, “Made in Europe” kapsamına dahil edilirse gerekli düzenlemelerle yetinilerek Gümrük Birliği içinde kalınabilir. Ancak Türkiye bu kapsamın dışında bırakılırsa Gümrük Birliği’nden çıkılması gündeme alınmalıdır. Bu çerçevede Türkiye’nin “Made in Europe” k… Devamını oku

“Made in Europe” meselesi, Gümrük Birliği’nden bağımsız olarak asla ele alınmamalıdır.

Türkiye, “Made in Europe” kapsamına dahil edilirse gerekli düzenlemelerle yetinilerek Gümrük Birliği içinde kalınabilir. Ancak Türkiye bu kapsamın dışında bırakılırsa Gümrük Birliği’nden çıkılması gündeme alınmalıdır.

Bu çerçevede Türkiye’nin “Made in Europe” kapsamına dahil olmak için özel bir çaba göstermesine gerek yoktur. Avrupa kendi kararını kendisi vermelidir.

Türkiye açısından belirleyici olan, Avrupa’nın vereceği karar değil, Türkiye’nin bu karar karşısında izleyeceği stratejinin tutarlılığıdır. Bu çerçeveye kararlılıkla bağlı kalınması, hangi sonuç ortaya çıkarsa çıksın, Türkiye’nin ekonomik ilişkilerini kendi kalkınma öncelikleri doğrultusunda yeniden şekillendirmesinin ve yeni bir kalkınma sürecinin başlangıç koşullarını oluşturacaktır.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Haftalık • Bankacılık Sektörü YP Kredi Arzı

Not: Yurt İçi Yerleşikler Finansal Kesim Dışındaki Kuruluşlara Kullandırılan Krediler

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Haftalık • Yurt Dışı Yerleşiklerin Yurt İçi Menkul Kıymetleri

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Haftalık • TCMB Brüt Rezervleri

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Haftalık • Yurt İçi Yerleşiklerin Parite Etkisinden Arındırılmış YP Mevduatları

Parite etkisinden arındırılmış YP mevduatlar, 2021 yılındaki seviyelerine ulaşmış değildir. Bununla birlikte, YP mevduatlar üzerindeki baskının varlığı da göz ardı edilemez. Not: Parite Etkisinden Arındırılmış YP Mevduatlar serisi, parite etkisinden arındırılmış haftalık YP mevduat değişimlerinin 28 Şubat 2014 tarihindeki YP mevduat tutarına zinci… Devamını oku

Parite etkisinden arındırılmış YP mevduatlar, 2021 yılındaki seviyelerine ulaşmış değildir. Bununla birlikte, YP mevduatlar üzerindeki baskının varlığı da göz ardı edilemez.

Not: Parite Etkisinden Arındırılmış YP Mevduatlar serisi, parite etkisinden arındırılmış haftalık YP mevduat değişimlerinin 28 Şubat 2014 tarihindeki YP mevduat tutarına zincirleme uygulanmasıyla oluşturulmuştur.

blankblankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Enflasyon Kadar Kur Artışı

“Enflasyon kadar kur artışı” ifadesi, örtük olarak döviz kuru artışının enflasyon üzerinde etkisi olmadığı varsayımına dayanır. Ancak Türkiye ekonomisinin gerçekleri, “enflasyon kadar kur artışı” yaklaşımıyla bağdaşmaz. Çünkü Türkiye’de kur artışının kendisi zaten enflasyon demektir. Bu durum, ekonomide dış ticarete konu olan mal ve hizmetlerin ağ… Devamını oku

“Enflasyon kadar kur artışı” ifadesi, örtük olarak döviz kuru artışının enflasyon üzerinde etkisi olmadığı varsayımına dayanır.

Ancak Türkiye ekonomisinin gerçekleri, “enflasyon kadar kur artışı” yaklaşımıyla bağdaşmaz. Çünkü Türkiye’de kur artışının kendisi zaten enflasyon demektir. Bu durum, ekonomide dış ticarete konu olan mal ve hizmetlerin ağırlığının bir sonucudur.

Bu yaklaşım, 2013–2018 döneminde olduğu gibi, enflasyonun görece düşük seyrettiği koşullarda uygulanabilir. Ancak 2018 sonrasında olduğu gibi, yüksek enflasyon koşullarında aynı yaklaşımı hayata geçirmek çok daha güçtür.

Türkiye’de neden farklı kesimler için farklı döviz kurları oluşturma ihtiyacı duyulduğunu düşününüz. İhracatçılara sağlanan döviz dönüşüm desteğini de bu çerçevede değerlendiriniz.

Dış ticarete konu olmayan konutların fiyatlarının bile “dolarla” ölçüldüğü bir ekonomide, “enflasyon kadar döviz kuru artışı” gibi ifadeler kullanmak, Türkiye ekonomisinin işleyişini yeterince tanımamaktır.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Ticari Kredi Büyümesi

Yabancı mevduat bankalarının TL cinsi KOBİ kredileri son sekiz haftada %7,98 büyürken, TL cinsi kurumsal (KOBİ Dışı) kredileri %2,57 azalmıştır.

Kamu mevduat bankalarının TL cinsi KOBİ kredileri son sekiz haftada %4,77, TL cinsi kurumsal (KOBİ Dışı) kredileri %6,77 büyümüştür.

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Kredi Payları ve Takipteki Alacaklar Oranı

Yerli mevduat bankalarında TL cinsi kurumsal (KOBİ dışı) krediler, toplam kredi portföyünün yalnızca %10,2’sini oluşturmaktadır. Ancak bu %10,2’lik kredi grubunun kendi içindeki takipteki alacaklar oranı %10,26 düzeyindedir. Başka bir ifadeyle, toplam kredilerin yaklaşık onda birini oluşturan bu kredi grubunda, kullandırılan her 100 TL kredinin 10… Devamını oku

Yerli mevduat bankalarında TL cinsi kurumsal (KOBİ dışı) krediler, toplam kredi portföyünün yalnızca %10,2’sini oluşturmaktadır. Ancak bu %10,2’lik kredi grubunun kendi içindeki takipteki alacaklar oranı %10,26 düzeyindedir.

Başka bir ifadeyle, toplam kredilerin yaklaşık onda birini oluşturan bu kredi grubunda, kullandırılan her 100 TL kredinin 10,26 TL’si takipteki alacak niteliğindedir.

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Bankacılık Sektöründe KOBİ Kredilerinin Payı

2 Ekim 2026 itibarıyla KOBİ kredileri, bankacılık sektörünün kurumsal kredi kartları hariç ticari ve diğer kredilerinin %37,5’ini oluşturmaktadır. Toplam krediler içinde TL cinsi KOBİ kredilerinin payı %31,0, yabancı para cinsi KOBİ kredilerinin payı ise %6,6’dır. Fonksiyon grupları arasında KOBİ kredilerinin payı katılım bankalarında %42,4, mevdu… Devamını oku

2 Ekim 2026 itibarıyla KOBİ kredileri, bankacılık sektörünün kurumsal kredi kartları hariç ticari ve diğer kredilerinin %37,5’ini oluşturmaktadır. Toplam krediler içinde TL cinsi KOBİ kredilerinin payı %31,0, yabancı para cinsi KOBİ kredilerinin payı ise %6,6’dır.

Fonksiyon grupları arasında KOBİ kredilerinin payı katılım bankalarında %42,4, mevduat bankalarında %39,8, kalkınma ve yatırım bankalarında %14,6 düzeyindedir.

Sahiplik grupları itibarıyla ise yabancı bankalar %44,9 ile en yüksek paya sahipken, yerli bankalarda bu oran %37,5, kamu bankalarında %34,8’dir.

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Aylık • Ödemeler Bilançosu

Ağustos ayında cari işlemler hesabı 4,05 milyar dolar fazla verdi.

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Kalkınma ve Yatırım Bankaları • KOBİ TL Kredileri

BDDK’nın 2 Ekim 2026 verilerine göre, “Kalkınma ve Yatırım Bankaları” grubunun toplam kredileri 2,06 trilyon TL. Bunun %14,63’ü KOBİ’lere, %85,37’si KOBİ dışı işletmelere ait. Toplam kredilerin %37,26’sını TL krediler oluşturuyor: KOBİ TL kredilerinin toplam içindeki payı %5,24, KOBİ dışı TL kredilerin payı %32,02. YP kredilerin payı ise %62,74:… Devamını oku

BDDK’nın 2 Ekim 2026 verilerine göre, “Kalkınma ve Yatırım Bankaları” grubunun toplam kredileri 2,06 trilyon TL. Bunun %14,63’ü KOBİ’lere, %85,37’si KOBİ dışı işletmelere ait.

Toplam kredilerin %37,26’sını TL krediler oluşturuyor: KOBİ TL kredilerinin toplam içindeki payı %5,24, KOBİ dışı TL kredilerin payı %32,02.

YP kredilerin payı ise %62,74: KOBİ YP kredileri toplamın %9,39’unu, KOBİ dışı YP krediler %53,35’ini oluşturuyor.

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Haftalık • Takipteki Alacaklar Oranı

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Haftalık • Kredi Büyümeleri

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Aylık • Enflasyon Oranları

Bir önceki yılın aynı döneminde %33,29 olan yıllık enflasyon oranı %29,73’e düşmüştür.

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Aylık • Sektörlere Göre Takipteki Alacaklar Oranı

2025 yıl sonunda %2,50 olan takipteki alacaklar oranı, Ağustos 2026 itibarıyla %2,96’ya yükselmiştir.

Aynı dönemde KOBİ kredilerinde bu oran %3,22’den %3,86’ya çıkmıştır. Para birimi bazında bakıldığında, KOBİ TL kredilerinde takipteki alacaklar oranı %3,89’dan %4,58’e, KOBİ YP kredilerinde ise %0,31’den %0,44’e yükselmiştir.

blank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Aylık • Özel Kapsamlı TÜFE

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Aylık • Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Net Döviz Pozisyonu

Temmuz 2026’da finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı 210,8 milyar dolara yükselmiştir.

Döviz yükümlülükleri içinde, yurt içinden sağlanan nakdi krediler 189,8 milyar dolar ile ilk sırada yer almaktadır.

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Haftalık • Faiz Oranları

blankblank
S ORHAN KUTLU
Paylaş

Sanayileşmeden Vazgeçmek

Sanayileşmeden vazgeçmek, sanayileşmenin doğuracağı ihtiyaçları ortadan kaldırır. Bu ihtiyaçlar ortadan kalkınca bu ihtiyaçlara cevap verecek gelişme olanakları da ortadan kalkar.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Bağımsız Bir Ekonomi

Kendisine ait olmayan politikalarla bağımsız bir ekonomi nasıl inşa edilebilir?

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Bizi Kurtarması Muhtemel Olan Şey

Bizi kurtarması muhtemel olan şey, bizi tehdit eden şeyin ta kendisidir.
—Jean-Pierre Dupuy

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Devrimcinin Amacı

Devrimcinin amacı “geçmişe dönmek değil, bugüne geçmişten kıvrılmaktır.”
—Jérôme Baschet

S ORHAN KUTLU
Paylaş

İthalat Fiyatları, Döviz Kuru ve Enflasyon

İthalat fiyatlarındaki artış, enflasyonu yalnızca küresel fiyatlar üzerinden etkilemez. Artan ithalat faturası daha fazla döviz transferine yol açabileceği için kur üzerinden de enflasyonu etkileyebilir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Hanehalkı Nihai Tüketiminin Dış Ticarete Konu Olma Yoğunluğu

2012 Girdi-Çıktı tablosuna göre hanehalkı nihai tüketiminin %47’si dış ticarete konu olan mallar ve hizmetlerden oluşmaktayken 2023 Girdi-Çıktı tablosuna göre bu oran %64’e yükselmiştir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Ortodoks Strateji

Türkiye’de ortodoks enflasyonla mücadele stratejisinin özü sanayi sektöründe maliyetlerin artırılmasıdır.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Türkiye’nin Dış Ticaret Açmazı

Türkiye, daha fazla üretebilmek için ithalat yapmak zorundadır. Buna karşılık, TL’nin değerini koruyabilmek için de daha fazla ihracat yapmak zorundadır. Dolayısıyla Türkiye’de kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, dış ticaret ve cari işlemler açığının yapısal olarak azaltılmasını gerektirir. Bu yapısal gereklilik yerine getirilmediği sürece fiyat… Devamını oku

Türkiye, daha fazla üretebilmek için ithalat yapmak zorundadır. Buna karşılık, TL’nin değerini koruyabilmek için de daha fazla ihracat yapmak zorundadır. Dolayısıyla Türkiye’de kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, dış ticaret ve cari işlemler açığının yapısal olarak azaltılmasını gerektirir.

Bu yapısal gereklilik yerine getirilmediği sürece fiyat istikrarı kalıcı hâle gelemez. Dönemsel veya tesadüfi koşulların yarattığı geçici etkilerle enflasyon oranı düşürülebilir; ancak bu koşullar ortadan kalktığında ekonomi, kendi yapısının ürettiği fiyat istikrarsızlığına yeniden dönecektir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Türk Kalkınması Mümkün Mü?

Türkiye için Kalkınma mümkün mü?
Kendine özgü üretim teknikleri geliştiremeyen hiçbir ülke Kalkınamaz. Kendi kaynaklarını harekete geçiremeyen hiçbir ülke Kalkınmaz.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

İhracata Dayalı Büyüme Modeli Masalı

Bu nasıl bir “ihracata dayalı büyüme” modelidir ki 1980–2025 döneminde;
– ihracat,
– ithalat,
– net ihracat,
– dış borçlar…
Buradan bakıldığında bir Kalkınma görünüyor mu?

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Yolsuzluğun Maliyeti

Türkiye’de yolsuzluğun asıl maliyeti, kaynakların israf edilmesinden ziyade toplumsal ve ekonomik sorunların üzerini örtmesidir. Bu nedenle, Türkiye’nin sanayileşememe gibi yapısal sorunları ele alındığında ilk bakışta yolsuzluk öne çıkar. Ancak bu kolay yanıt, yolsuzluğu bir neden değil, bir sonuç olarak görmeyi gerektiren daha derin bir sorgulam… Devamını oku

Türkiye’de yolsuzluğun asıl maliyeti, kaynakların israf edilmesinden ziyade toplumsal ve ekonomik sorunların üzerini örtmesidir.

Bu nedenle, Türkiye’nin sanayileşememe gibi yapısal sorunları ele alındığında ilk bakışta yolsuzluk öne çıkar. Ancak bu kolay yanıt, yolsuzluğu bir neden değil, bir sonuç olarak görmeyi gerektiren daha derin bir sorgulamayı çoğu zaman perdeleyebilir.

Oysa yolsuzluk, kendisini mümkün kılan kurumsal, siyasal ve toplumsal dinamiklerin ürünüdür. Bu dinamikleri incelemeden yalnızca “yolsuzluk var” demek, sorunu anlamak yerine onu görünür yüzüyle sınırlamak anlamına gelir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

KKM’nin Koruyucu Gücü

Faizler yükselirken ve yüksek seyrederken KKM’nin koruyucu gücü fark edilmeyebilir. Ancak faizler düşmeye başladığında tehlike kapımızda belirebilir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Temel İhtiyaç

Geçmişte lüks olarak kabul edilen mal ve hizmetler bugün nasıl temel ihtiyaç haline geldi?
(Amartya Sen • Özgürlükle Kalkınma • s.83)
(Jean J. Rousseau • İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı • s.97)

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Kuş Bakışı Ekonomi Yönetimi

Dünyaya bütün bakma tarzımız, işbu helikopter bakış açısına dayanmaktadır ve bu bakış açısı şeylerin ne kadar zor ve karmaşık olduğuna dönük algımızı çarpıtmaktadır.
(James C. Scott • Toplum Gibi Görmek • s.129)

S ORHAN KUTLU
Paylaş

KOBİ’leri Anlamak

Eğer KOBİ’leri anlamak istiyorsak KOBİ’lerin üretim tekniklerini, ürün çeşitliliklerini ve bunları nasıl ayarladıklarını, yatırımlara nasıl karar verdiklerini, paraya nasıl ve hangi koşullarda ulaştıklarını anlamak zorundayız.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Türk Kalkınması

Eğer bir Türk Kalkınması’ndan bahsedeceksek nelerden konuşmalıyız?

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Halkın Cahilliği Teorisi

Halkın Cahilliği Teorisi’ne göre, toplumumuzun Kalkınamayışının nedeni halkın cahilliğidir. Ancak halk neden cahildir?

Halkın Cahilliği — Türk Düşününde Batı Sorunu • Niyazi Berkses • s.259
Koyun — Toplum Gibi Görmek • James C. Scott • s.50
Devlet — Jean J. Rousseau • s.21

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Eşitsizlik Masalı

Egemen görüşe göre eşitsizlik, geri kalmış ülkelerde Kalkınma için bir gereklilik, gelişmiş ülkelerde ise Kalkınmanın yan etkisidir.

S ORHAN KUTLU
Paylaş

Kalkınma Paradoksu

Kalkınamayışımızın sonucu olan Batı’nın ekonomik egemenliği altında Kalkınmaya çalışıyoruz.