Neoliberal Kurumlarla Korumacılığı Harmanlama Çıkmazı: Küresel Panik ve Ulusal Ekonomi Yanılsaması
Dünya bugün panik hâlinde neoliberal düşün dünyasının kavramları ve kurumlarıyla hareket etmeye devam ederken, aynı zamanda hızla korumacılığa yöneliyor.
Aslında endişe verici olan korumacılığın kendisi değil; ortodoks iktisadi düşünce ve kurumlarla korumacılığı aynı anda uygulamaya kalkışmak. Bu iki yaklaşım, biri küresel sermaye mantığına, diğeri ulusal üretim kapasitesini korumaya ve geliştirmeye dayanır, bir araya geldiğinde derin bir çelişki doğuruyor.
Böylesi bir ortamda şu sorular giderek daha belirginleşiyor:
Küreselleşme döneminin yetiştirdiği, küresel entegrasyonla biçimlenmiş insan kaynağıyla ulusal ekonomiler nasıl inşa edilecek?
Bu gerçekten büyük bir tutarsızlık.
Ve daha önemlisi:
Sermaye hareketlerini nereye koyacağız?
Korumacılık artarken sermaye mobil kalırsa, politika seti bütünlüğü dağılır; sermayeyi sınırlarsak da mevcut küresel finans mimarisiyle çelişiriz.
Bugünün asıl “çılgınlığı” tam da bu: Neoliberal kurumlarla ulusal kalkınma hedefleri arasında sıkışmış bir ekonomik yön arayışı.


